Gök kubbede seda, yedi minare görürüm.
Aleminin üstünde mahçeleri görürüm.
İlahi davet, mümin kullarını görürüm.
Diz kırıp da bekledim kokusunu huşunun.
Aramayın; ne bir mekanda ne anda varım;
Orada, bulutların da ardında yaşarım.
Baharda uyanıp toprağa deler karınca,
O toprağı rençper sürer ama kararınca,
Bense bulutları toplayıp karıştırınca
Üstüne düştüler yağmurca her tohumunun.
Aramayın; ne bir mekanda ne anda varım;
Orada, bulutların da ardında yaşarım.
İhtiyar kadının vardı içten bir duası,
Cevabı verenin kabul ettiği sarası,
Bu, içinde her gün kanayan müzmin yarası,
Tadını her gün tattı ümit ile korkunun.
Aramayın; ne bir mekanda ne anda varım;
Orada, bulutların da ardında yaşarım.
Dura dura durulmaz lafım; ben ilk sözdeyim.
İlk söyleyen şu dili nasıl tarif edeyim?
Yıldızlar kadar bir küme var; meclis diyeyim.
Koştum peşinden ikilik bilmez bir sorunun.
Aramayın; ne bir mekanda ne anda varım;
Orada, bulutların da ardında yaşarım.
31.01.2022
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 19.07.2026 09:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!