Ellerinle şu bahçeye diktiğin karanfiller
Bakıp bakıp gözlerime seni sorar, nerdesin
Usul usul adımlayıp çıktığın merdivenler
Acı verir dizlerime beni yorar, nerdesin
Erkenden çöker akşamlar, bir türlü bitmez gece
Lanet manet okumam bu terör illetine
En ağır yük değil mi yüce Türk milletine
Askerime kıyanın hapislikte işi ne
Yakılsın ulan bunlar, diri diri yakılsın
Geride kalanların hepsi bi ibret alsın
Oturup dizinin dibine birgün
Senden iki kelam duymak isterdim
Yıllarca uzakta kaldınsa sürgün
Sürgünün bittimi, bilmek isterdim
Kızıl elmamıza varmak isterdim
Özlemler Eskitiyoruz, Yağmur Bulutlarının Gölgesinde..
Kendimize bile hasret kaldık nice zamandır
Bozkırın yanığı bizim içimizdeki
Dinmeyen acılar çarşısında
Ne alsak ônceden ôdenmiş bedeli
Bestekarlar, şairler, yazarlar ve ozanlar
Bir kalabalık salon tıklım tıklım insan var
Şimdi ben bilmiyorum nerede durmalıyım
Kafiyeyi bozacak bir cümle kurmalıyım
Kaplumlağa kaçamaz ormanı yandığında
Beni Merak Etmeyin..
Sokağa atıyorum kendimi sıkıldıkça
Çiseleyen yağmur hafifletiyor düşüncelerimi
Akşam yürüyüşlerine çıkıyorum sıkça
Bazen boğulsamda yoğun bulutlar çôkünce üzerime
Yine de iyi geliyor
Bir içimlik su gibi geçer gider bu zaman
Kırılır tellerimiz susar bir gün bu keman
Her gün içimde ateş , her dem başımda duman
Ara sıra halimi sorduğuna razıyım
Yatağına sığmaz bir ırmaktım ben
Bilmem neden, nasıl duruldum reis
Zordu fakat hep yükseğe aktım ben
Bel ki ondan böyle yoruldum reis
Hele gel reis bey, gel otur şöyle
Bir teşhis koyalım şu memlekete
Ya sen bizi dinle, ya da sen söyle
Son verelim artık bu garabete
Uyku tutmaz geceleri
Çiçeklerini koklamadan
başını yastığa koyan
bir babayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!