Nefsine askerlik edip,
Başına sultan eyleme
Anlaşılmaz lisan ile,
Feryadı figan eyleme
Ermeden hakikatine,
Hiç bir şeyi zan eyleme
Bir eylül akşamıydı
aklımda yine bir şey
Bana hayatı zindan ediyordu
Sokağından hızla geçerken
her zamanki yalnızlığımın
Ellerim ceplerimdeydi
Hiç bakmayın göz yaşıma, âhıma
Bir ağaca asın beni, eyvallah
Nesimi'den kan sıçramış ruhuma
Liğme liğme kesin beni, eyvallah
Kalabalık, çok nüfuslu biriydi
Mecliste, konakta, asilhanede
Nasıl heybetliydi, nasıl diriydi
Küçülmüş, tek kalmış gasilhane'de
Kahkahası sokaklarda duyulur
Senin kıyısından geçtiğin, benim içinde yaşadığım şehrin adıdır hüzün
Nasıl anlayabilirsin ki söylediklerimden
Bir devir gelecek dedikleri,
devirdeyiz işte
Kalleş pusular atılmış her bir yana
Vurularak her gün yeniden
Mışıl mışıl uyuruz
Uzun sürmez geceler
Ve masallardan çıkıp
Gelir, yedi cüceler
Aydınlanır her sabah
Elma şekerini kaptırmamak için abisine,
yanımdan koşarak geçip giden bir çocuk gibi..
Yüreği ağzında her an
Ve ben ; Günbatımı restoranda bu akşam vakti
Hırçın dalgalar döverken kayalıkları,
Uzun yıllar oldu çekip gideli
Kapandı yaralar gelme aslanım
Akıllı azaldı, çoğaldı deli
Bozuldu buralar gelme aslanım
Seyis olamayan şövalye oldu
Bir kuş gibi çırpınan düşünceler içinde
Kaç gün ve kaç gece devam etti savaşımız
Bizi yere düşüren her seferinde
Bizi yenilgiden yenilgiye taşıyan
Yağmurlarda şemsiyesiz geçtiğim
Uzun yollar bir solukta bitti mi
Haylaz çocukluğum, deli gençliğim
Saklandı mı bir yerlere, gitti mi
Rüya gibi herşey, bazen bir kâbus




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!