Bu buhranın kaçıncı evresi,
Dünya, insanın mahşer sinesi.
Kim konuşsa gidecek kellesi,
Zaman dalkavukların devresi.
Arama,
Bir ses,
Bir sessizliği bölmez.
Lakin;
Bir sessizlik,
Bir sesi ezer geçer.
Bir sevda kuşağı buldum,
Bağladım gözlerime.
Ne yana dönsem karanlık,
Durmadan arıyorum seni.
Dünya da iyi insanlar var mıdır sevgilim?
Yoksa hepsinin kalbi;
Katrandan kara mıdır?
Gökyüzünü seyreden insan kaldı mı?
Yoksa her gece;
Bir ben miyim seyreden?
Doktor bırakmalısın dedi,
Olmaz bırakmam.
Çok sürmez böyle,
Sürmesin dedim.
Sigara mı bu,
Bırakılır mı hiç şiir?
İnsan vücudu;
Her zaman yaralanır.
Ama solun acısı,
Ömrün acısıdır.
Nasıl bir yalnızlık bu?
Kesiyor soluğu,
En çoşkulu anda,
Hiç beklenmedik zamanda.
Ha kaldın,
Ha kalacaksın,
Kaçan kim?
Kim kovalanan?
Yok mu hiç yakaran?
Sonra bak bir ardına,
Çok ne var günahtan?
Belki bir şiir karalarım sana,
İçinde sen olmayan,
Her nefeste ciğere batmayan,
Ayazda yakmayan,
Tane tane dağılmayan,
Damla damla solmayan,
Sana kendimden bahsedemem,
Açamadım sarmaşık sır kutumu.
Ne zaman yalnız kalsam,
Sokaklardan toplarım umudumu.
Buhranım uçurum,




-
Kürşat Hardal
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarDeğerli yorumunuz için teşekkür ederim :)
Serbest vezinle yazılmış anlam dolu çok güzel şiirleriniz var.Benim de antolojideki * işaretli olmayanlar aynı yazdığınız tarzda gençlik şiirlerim yani sizi okuyunca gençliğimi hatırlamış oldum.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, herşey gönlünüzce olsun, selamlar ve saygılar sunarım.