Bir kırık mızrap,
Onun kaderi çizilmiş ömrüme.
Kullanıldıkça harcanıyor,
Harcandıkça bir köşeye atılıyorum.
Ne gözler görüyor,
Bilmiyorlar..
Bilmiyorlar senin bu dünyadan olmadığını.
Bilseler..
Bilseler seni de kirletirler.
Yalnızca kirletir insanoğlu..
Biz zehirledik bu toprakları,
Birine siyah dedik,
Ötekine beyaz.
Ya siyah olacaksın,
Ya da beyaz.
Griye yer bırakmadık,
Bir buğu çöktü yaşama,
Anlamsız bir durak,
Yolcu kayıp,
Sen kör.
Silüetler kesik kesik,
Korkma kaybetmekten,
Sanma ki korkular kaybolur.
Bir düşün bin anla,
Kaybetmiş bir insanın,
Korkacak neyi kalır.
Bugün bir başka kırgınım,
Toparlanmıyor,
Dağılmış olan her şey.
Olmazları oldurmak için,
Çırpındıkça yüreğim.
Yolculuk nereye?
Tarafını seç !
Savaş mı ?
Barış mı ?
Yoksa kaçış mı ?
O eşsiz sancıyla,
Ağlayarak doğduktan sonra.
Büyüyüp aklı erince,
Ne yalanlar söylendi insana.
Tam da burası,
Daha ne kadar var sevgilim ?
Seni sarıp sarmalamaya.
Ben değil miydim,
Demir parmaklıklardan daha kalın,
Gözlerindeki esrar perdesini aralayan.
Elbet bulunur,
O aradığın cevher.
Sen önce,
Kendini bul.
Kendini bulmak,
Tutunmaktır yaşama.




-
Kürşat Hardal
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarDeğerli yorumunuz için teşekkür ederim :)
Serbest vezinle yazılmış anlam dolu çok güzel şiirleriniz var.Benim de antolojideki * işaretli olmayanlar aynı yazdığınız tarzda gençlik şiirlerim yani sizi okuyunca gençliğimi hatırlamış oldum.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, herşey gönlünüzce olsun, selamlar ve saygılar sunarım.