Severken ayrı yaşamak
Hangi kitapta yazıyor
Uykularım haram oldu
Rüyama hasret yağıyor
Sevgilim sen yürek yağım,
Sevgilim, bak ikimiz ayrı dünya insanı
Sayılırız, verelim artık kayıp ilanı...
Biz kime dost diyelim, kimi bağra basalım,
Hayat pas vermez derken, atar güzelce çalım!
Yer kubbeye sığmadık, gök kubbeye çıksakta;
hayat,
tarifin öyle zor ki,
ne bir usta aşçının taze yemek içine kattığı sosuna,
tuzuna
ve zerzevata,
Düz yazı:
İnsan belirli bir yaşa geldiğinde bir şeyleri elde etmeyi ister. Bu istekler birilerinin sırtına binmeden, omuzlarına basmadan elde edilmeyeceğini herkes daha iyi bilir. Büyüyüp erken hayata atılana da şapka çıkartılır tabi ki... Meşakkatli bu yolda insan bazı zaman düşer kalkar, düşer yine kalkar. Hayattan nefret etme moduna gelir. Büyük balık olmanın getirdiği zorlukları yenmeye çalışır. Bilmez ki, en büyük balık olmaya çalıştın mı dünyaya, insanlığa faydası olmayan sadece şişman balık olur? Unutulur bir köşede, hiçbir işe yaramaz, moral derecesi eksilere düşer.
Birçok hayat problemi çıkar karşına, çözemez; ruh hali çöker, tükenir, heba olup gider. Hayattan silinir, farkında olmaz. Önemli olan problemlere göre ruh hali yaratma her zaman moralin en yüksekte tutmaktır. Yaşamaktan o zaman tat alınır.
İnsanın içinden geldiği gibi konuşması motivasyon değildir. Başka bir şeydir.
Örneğin, hayatın zor şartlarını belki de bilmemek ayıp değildir, sonuçta yaşayıp öğreniyorsun. Şayet hayatı bilip te daha merhametsizce konuşmak bir makine gibi davranmaktır. Günümüzde zaten insanın makineye dönüştürülmüş hali bitirdi merhameti...!
Şu sineme düşmüş hazan yağmuru
Yoruyor hayatta, yoruyor beni
Kalbim berduş olmuş bitik huzuru
Gözlerim kan kusar, ağlıyor beni
Hazan kış cemresi, çok üşür bende
Sudan berrak güzelliğin tas tamam
Akar duygulanan gönül şehrine
Gönlünde biten su çiçeklerinden
Ben toplar veririm güzelliğine
Pamuk iyiliğin yumuşak tenli
Her sevinç kolayca ele geçmez...
Yaşadığını bilmelisin, kuşlar gibi özgür ve hür...
Zaten sevinçli hikaye insanların özgürce yaşamasıyla başlar.
Dertler insanın omzuna yük olursa
yüreğinden akan fırtınanın sesiyle uykulardadır.
Yeri gelir uyanır, yeri gelir dert etmez hayatı...
Yanlışa, doğrudur dersen ey gafil
Sanma ki bu yanlış hep doğru kalır
Düz insan doğrudur, olmazki sefil
Çıkarsız insanlık hep baki kalır
Nadan olma, hakikata ulaş sen
Sana bir derdimi diyeyim arkadaş:
Bu devir puştluğun devri,
kokuşmuşluğun devri.
Bin bir çeşit kaypaklığın devri, yalakalığın devri...
Kıç öpmenin devri.
Kıç öpmeyeni adamdan saymıyorlar.
O Güzel Köye
Selam olsun bizden o güzel köye
Bizsiz o tarafta kuşlar uçar mı
Hasretiz bu elde bala, peteğe
Bizsiz kaymak tutan sütler naçar mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!