Köyüm, köyüm diye dilde tüy bitti.
Gurbet acı vatan olmuş neylesin!
Gitsek ced yurduna canıma yetti.
Kör talih pek sağlam daha ne desin!
Şimdi kurt tepesi bir selam çaksa,
Türk ordusu giymiş çelik zırhını
Kesmeyin önünü varsın Haleb'e
Dağıtsın zalimin şer tezgahını
Al sancak dikilsin öksüz İdlib'e
Allah'ım yardım et Türk ordusuna
Bir zafere ihtiyaç duyar mısın sen dünya?
Baktım derin komaya girmiş benim evvelim.
Düşmüş boğazın sularından bir iz karaya;
Sabır çektim, sessizce hak vererek direndim.
Büründüğüm şekil bu, bana açmış bir kucak
Emmi can her sözün berrak pırlanta
Kulak kapatanlar anlamaz seni
Akıl yaşlanırken dert saklar başta
Beyni uyuşuklar anlamaz seni
Oldun zengin yemiş ağaç dalında
Bizim burda herkes farklı yabancı
Herkeste bir dert var, bakar bakıcı
Kimi çok dilenir, kimi kapıcı
Malı zengin kapar, fakir çok emmi
Yetişmez, kul dara düştü mü hızır
Emmi can, burada baharlar kışa
Mevsimi şaşırmış döner durmadan
Mezardaki ceset sağ düşer başa
Ağustos karıyla yağar durmadan
Sular buzdan don giyinir yaz günü
Doğruluk 'yokum!' der, gökten aşağı
Dağılmış yer kürre bi görsen Emmi
Bu sırra eremez dürüst mert dağı
Düzeni bozuldu bi görsen Emmi
Cayır cayır yanar gövdesiz başlar
Nerden başlayayım, nasıl diyeyim
Akıl parçalanmış sürgün haldeyim
Tükenmiş saygınlık, bozulmuş evrim
İnsanız doğru bir yol bulsak emmi
Gözle kaş arası kantar kurulsa
Hasan'ım burası berbat garabet
Sökülmüş yerinden kuduz adalet
Dişliyor vampirler, kokuyor çiğ et
Aklımı başımdan almış bu gizler
Taşa vursam taşı keser, bu eller
Ölü bedenimden ne bekler şu batık dünya...
Bırakmaz tek başıma rahatça yaşıyayım.
Perişanım, her bir an farklı gün gözler güya,
Yükleyin omuzuma çileyi, taşıyayım.
Boğuluyorum artık kof dünya batağında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!