Bekleme taş kapıda çaresiz kalan sevgi
Dökülsün yüreğinden metanet kılıç kanı
Kabul edilmez, alçak kine karşı yenilgi
Seni üzmez saygıya emanet et genç canı
Yelken açar umuda rüzgâr içen hasretler
Ahenk oyununda sonuncu perde
Söz teselli arar, afsunlu biziz
O bende, ben gibi sarılmış derde
İhya sokağından sessiz geçeriz
Tereddüt elinde meşale hazır
Baktıkça doyamam masum yüzüne
Nereden aldın bu hikmeti güzel
Beni ilham diye taksan göğsüne
Sana dokunmaya kıyamam güzel
Gözlerin gözüme takılı dursun
Bana; güvenmeyi öğret
Sırtımı verdiğim duvar
Taşıdın mı iyi seyret?
Kızmadan buna dualar
Bir dua ki keskin bir söz
Hayat bir anda nasıl hayal olur, Yarabbim!
Kelebek kadar hükmü olmaz güzel insanın
Ender görünen mutluluktan bir pay isterim
Düne hınç tutar bugün, vermek istemez yarın
Şımarık coşkularda hüküm sürmesin kahır
Bir çiçeksin gönüllerde saçılan,
Güç kattın zihnime, candan birisi
O sensin, o sen bilgeliği sunan,
Yok olmaz bende öğretmen sevgisi
Gözlerinden ışık sunacak lamba
Yükseklerden uçma, uçulmaz fazla
Kanadın kırılır düşersin bir gün
Bilirsin havada kalınmaz fazla
Konarsın karlara üşürsün bir gün
Şaşkın turna oldun, hiç yere inme
Oldun zalim biri şaşırdı halim
Acımadan yaktın kızıl ateş de
Suçumu söylesin harf bilmez dilim
Geceye mil çeksin iflas düşlerde
Gidilecek yönde var ölüm taşı
Bakınca yüzünde parlıyor ayna,
Ela gözlü, kalem kaşlı sevdalım…
Derin duygunda gül, bakıyor bana
Huyu saklı, hoş bakışlı sevdalım…
Başkasının yüreğinde sevinmem
Aramızda ki bağdan aydınlığı kopardık,
Akıp giden zamana bir suni haber saldık.
Umut ışıklarını tez yuttu küflü mizan
Yanacak sabır taşı, olmasın sabır taştan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!