Korhan Külçe Şiirleri - Şair Korhan Külçe

0

TAKİPÇİ

Korhan Külçe

Kadın özgürlüğünü haykırıyorsa, ruhunun zincirlerini kırmak istiyorsa, bil ki o sonuna kadar haklıdır. Özgürlük, onun en doğal hakkıdır.

Kadın, "Ben buyum, değişmem," diyorsa, kendi özünü kucaklıyor demektir. Bu duruşunda haklıdır, bu onun hakkıdır.

Kadın, "Beni olduğum gibi kabul et," diye sesleniyorsa, kalbinin en saf gerçeğini sunuyordur. Bu talebinde haklıdır, bu onun hakkıdır.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Eşim Özlem SABA'ya ;

HER SABAH SANA VARIYORUM

Bir yıldız kaymıştı o gece,
gökyüzü sessizdi,

Devamını Oku
Korhan Külçe

Dünyanın en ağır imtihanlarından biridir, birinden vazgeçmek zorunda kalmak.
Seçilmediğin, sevilmediğin, güvenilmediğin, sadakatin karşılık bulmadığı bir yerde kalbini sessizce geri çekmek… İnsan bazen içindeki tüm fırtınalara rağmen susmayı, geriye doğru adım atmayı öğrenir.

Vazgeçmek yalnızca bir kayıp değildir; kimi zaman özgürleşmenin, kimi zaman kendi değerini yeniden hatırlamanın en acı, en sahici yoludur. Birine sahip olamamak, onun seni seçmemesi ya da güvenini seninle paylaşmaması yüreğinde derin bir boşluk açar. O boşluk önce can yakar, sonra kendi ışığını yakar. Çünkü insan, en karanlık anında bile kendi değerinin kıvılcımını görmeyi öğrenir.

Hayatın değişmez gerçeği şudur:

Devamını Oku
Korhan Külçe

Bir zamanlar, ışıkların hiç sönmediği bir şehir vardı. Gökyüzü, geceleri bile yıldızsızdı; çünkü her köşe başı, her cadde, her vitrin göz kamaştıran lambalarla bezenmişti. O şehirde yaşayan Deniz, gündüzlerini kalabalık ofislerde harcar, geceleri parlak tabelaların altında oyalanırdı. Onun için karanlık, yalnızca göz kapaklarının ardında, uykunun davetsiz karanlık odasında vardı.

Işıkla çevrili büyümüş bir ruh, karanlığı asla tanımaz; hatta varlığını inkâr eder. Deniz de öyleydi. Karanlığın kendisine ne öğreteceğini, ne sakladığını hiç düşünmemişti.

Fakat hayat, insana ansızın kapılar kapatmayı sever. Bir gün, işini kaybetti. Ardından dost bildikleri yavaşça uzaklaştı. Birer birer telefonları sustu, mesajlar eksildi, buluşmalar iptal edildi. Koca şehrin ışıkları yanmaya devam ediyordu belki, ama Deniz’in içindeki sokak lambaları birer birer sönmeye başlamıştı. Evine döndüğünde, odalarının sessizliği onu karşılıyordu. Ve nihayet, karanlık ince bir duman gibi kapılarından içeri süzüldü.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Kadını ile mücadeleye giren her Erkek kaybetmeye mahkumdur.
Kadın bu mücadeleyi muhakkak ki kazanır.
Peki ama ne kazanır?
Başka bir zafer mi?
Yalnızlık mı?
Gurur mu?

Devamını Oku
Korhan Külçe

Erkeğin kalbi,
sevdiği kadına dokununca değişir.
Onu korumak, kollamak,
dünyanın en büyük sorumluluğu kadar
en büyük başarısı olur içinde.

Devamını Oku
Korhan Külçe

🌿 “Ritmini Bulmak”

Yağmurun ince bir perde gibi şehrin üzerine örüldüğü o sabah, Fethiye, sanki derin bir düşünceye dalmıştı. Gökyüzü kurşuni bir ağırlıkla evlerin üzerine çökmüş, rüzgâr sokak aralarında dolaşan bir anının peşindeymişçesine usul usul esiyordu. Zeynep, mutfakta kahve makinesinin ritmik tıkırtılarını dinlerken bir yandan da pencerenin önünde duruyor, damlaların camda bıraktığı izlere dalıyordu.

Salonda, Murat’ın çalışma masasında hâlâ açık duran bilgisayar ekranının mavi ışığı, odanın karanlığında soğuk bir yankı gibi titreşiyordu. Zeynep, o ışığın yaydığı sessizlikte, aralarındaki farkı bütün çıplaklığıyla hissederdi. Murat, hayatı bir koşu gibi yaşayanlardandı; kararları keskin, cümleleri süratli, adımları kararlıydı. Zeynep ise sabrın ve bekleyişin dilinden konuşurdu; kelimelerin arasında sessizliği, aceleciliğin içinde sükûneti arardı.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Koray sabahları erken uyanmayı her zaman severdi ama artık bu sabahların anlamı bambaşkaydı.

Pencereden süzülen gün ışığı, odanın içine ince bir çizgi hâlinde doluyor; Karamel yatağın ucunda kuyruğunu sabırsızca yere vuruyordu. Koray gözlerini açtı, bir an tavana baktı. Ev sessizdi. Ne sabahın erken saatlerinde sinirli bir öksürük sesi vardı ne mutfaktan gelen çakmak çıtlamaları… O sessizlik, eskiden ürkütücü gelen bir boşluktu ama şimdi hayatının en kıymetli armağanıydı.

Yavaşça kalktı, mutfağa geçti. Kahve makinesini çalıştırdı, Karamel’in mamasını kabına koydu. Makinenin çıkardığı o tanıdık uğultu, artık evdeki tek “gürültüydü”. Perdelerden içeri süzülen ışıkla birlikte mutfak canlanıyor, duvarlar sessizliğin huzuruyla doluyordu. Koray kahvesini alıp pencerenin önüne geçtiğinde yüzünde fark edilmeden bir tebessüm belirdi.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Eskiler sözü az, manası derin tutardı:
“Karnının doymayacağı yerde açlığını belli etme.”

Bu, ekmekten önce kalbi anlatan bir uyarıdır.
Her sofra doyurmaz insanı,
her kulak dinlemez,

Devamını Oku
Korhan Külçe

Günümüz modern hayat anlayışına göre, kadının özgürce yaşama hakkı vardır. Bu hak ona doğuştan verilmiştir; hiçbir erkek, aile ya da toplum bu hakkı elinden alamaz. Kadın ister çalışır, ister her gece gezer; ister dünyayı dolaşır, ister kendi sessiz köşesine çekilir. Kendi bedeni, düşünceleri ve yaşamı üzerinde söz hakkı yalnızca kendisine aittir.

Bazı modern çevrelerde, kadının bedenini ve benliğini istediği kadar erkekle paylaşmasının onu “kötü” bir kadın yapmayacağı savunulur. Farklı erkeklerle yeni deneyimler yaşamak, kimilerine göre kadının en doğal hakkıdır. İsterse her gece bara, meyhaneye gider; gecelerini ışıltılı masalarda, kalabalıkların içinde geçirir. Bu yaşam biçimi, çağdaş toplumun temel taşlarından biri olarak görülür.

Benim çevremde tanıdığım modern insanlar da genellikle bu düşünceleri dile getirir. Onlara göre özgürlük, sınırsız deneyimlerle iç içe geçer; bireyin tercihleri hiçbir toplumsal kalıba sıkıştırılamaz. Bu bakış açısı, bazıları için bir yaşam felsefesi, bazıları içinse derin bir yabancılaşmanın göstergesidir.

Devamını Oku