Korhan Külçe Şiirleri - Şair Korhan Külçe

0

TAKİPÇİ

Korhan Külçe

EŞİNE ANNELİK YAPARSAN, SANA GELİN GETİRİR

Ayşen Murat’ı ilk tanıdığında içinden geçen şey şuydu:
“Nihayet güvenebileceğim biri.”

Murat dakikti.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Evli olduğu hâlde bekar gibi yaşayan bazı erkeklerin hikâyesi, çoğu zaman yüzeysel biçimde anlatıldığı gibi sadakatsizlik arzusundan ya da sorumluluktan kaçıştan ibaret değildir.

Bu tablo, evin içinde başlayan uzun bir duygusal ihmalin, saygısızlığın ve rol kaymasının sonucudur.

Kadının ilgisizliği, saygısızlığı, duygusal temasın giderek azalması, erkeğin yalnızca yapılacak işler ve eksikler üzerinden hatırlanması; erkeği evliliğin içinde görünmez kılar. Görülmeyen, dinlenmeyen, takdir edilmeyen erkek için evlilik, paylaşım alanı olmaktan çıkar; resmî bir birliktelik hâline gelir.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Eşler arasında gerçeğin değişmez kuralı

Bir kadına en doğru sözü kocası söyler. Çünkü onu gerçekten tanıyan, iyiliğini düşünen ve hayatın her zorluğunda yanında duran tek erkek odur. Koca, karısını dışarıdaki kurtlardan, sahte dostlardan, kirli bakışlardan korur. O olmadan kadın, kalabalığın içinde yalnız bir hedefe dönüşür.

Sadakat, arkadaş masalarında tüketilecek ucuz bir kelime değildir. Sadakat, evliliğin direğidir. Bir kadın, önce kocasına sadık olmak zorundadır. Arkadaşına, komşusuna, sosyal medyaya değil… Sadakat, eşine gösterilir.

Devamını Oku
Korhan Külçe

....Ama şu nettir: Eril kadın irade sahibi bir erkeği zayıflatmaz. Onu ya güçlendirir ya da tüketir. Ortası yoktur.

------------------------------------------

Bugün sıkça dile getirilen “eril kadın” meselesi, kolayca erkeğin omzuna yükleniyor. Oysa bu yaklaşım gerçeği saptırmaktan başka bir şey değildir. Bir kadının eril davranışlar sergilemesi, bir erkeğin eksikliğinin değil; kadının kendi tercihinin sonucudur.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Günümüz dünyasında bazı kadınlar, sosyal medya aracılığıyla verdikleri sessiz ama güçlü mesajlarla âdeta görünmez bir ilan panosu açıyorlar:
“Evliyim ama müsaitim.”

Bunu her zaman açık saçık pozlarla yapmaları gerekmez. Bazen sadece buğulu bir bakış, abartılı bir makyaj ya da filtrelerle parlatılmış bir portre bile bu mesajı taşır.

Dudakların büzülüşü, baygın, flu bakışların ardındaki davetkâr hava, parmak uçlarını dudaklarının arasına alarak erotik bir çağrı… Böyle bir portre fotoğrafı bazen bikinili bir fotoğraftan daha fazla çağrı barındırır.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Evlilik, sadece iki insanın yan yana gelmesi değil; aynı zamanda iki hayatın, iki bakış açısının, iki değerler sisteminin birleşmesidir. Bu nedenle evlilikte en temel yapı taşı, benzer yaşam tarzı ve ortak dünya görüşüdür. Eğer bu temel uyum yoksa, en ufak çatlaklar zamanla derin uçurumlara dönüşür.

Bir insanın yaşam tarzı, yalnızca ne yiyip içtiği, nasıl giyindiği ya da hangi alışkanlıklara sahip olduğu değildir; aynı zamanda hayata bakışını, aileye, sadakate, sorumluluğa ve geleceğe dair duruşunu da yansıtır.

Dünya görüşü ise bunun daha da derin boyutudur: inançlar, değerler, öncelikler ve hayattan beklentiler. İşte bunlar örtüşmediğinde evlilik, bir sevgi yuvası olmaktan çıkar; sürekli çatışmaların ve mücadelenin yaşandığı bir arenaya dönüşür.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Fethiye sabahı griye bürünür,
Dağlar sessiz, deniz puslu bir örtüyle.
Yağmur düşer usulca taş sokaklara,
Her damla, geçmişin hatırasını siler gibi.

Eski limanda bir balıkçı teknesi titrer,

Devamını Oku
Korhan Külçe

GAİPTEN BİLDİRİYORUM

Gaipten bildiriyorum…
Sesim rüzgârın arasına gizlenmiş bir fısıltı, gecenin en kırılgan anına düşmüş bir gölge.
Beni duyanlar bilir, duyamayanlar zaten işaretlere bakmayı çoktan unutmuştur.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Geçmişte yapılan hataların geleceği yok etmesi…
Aslında bir yanılgıdan ibaret.
Yine de insan, bazen kendi gölgesini bile karanlık sanacak kadar yorulur.

Geçmiş, zamanın unutmayan eli gibidir;
dokunduğu yerde iz bırakır,

Devamını Oku
Korhan Külçe

Ve bazen, aşkı bitiren şey bir ihanet değil; geçmişin kalpte yankılanan sesi olurdu. Bir taraf değişmişken, diğer taraf hâlâ aynı noktada duruyorsa… zaman bile bazen iyileştiremezdi.

***Akşamın Eşiğinde;

Güneş batmaya yüz tutmuştu. Perdelerin arasından sızan solgun ışık, salonun içine uzun gölgeler düşürüyordu. Mert, pencerenin önünde ayakta duruyor, ellerini sımsıkı kenetlemişti. Sanki ellerini bıraktığında tüm kelimeler dökülüp yere dağılacak, bir daha toplanamayacaktı.

Devamını Oku