Korhan Külçe Şiirleri - Şair Korhan Külçe

0

TAKİPÇİ

Korhan Külçe

‎‎“Bıraktığımız, bıraktığımız yerde değildir ya da
‎bulduğumuz, bıraktığımız kişi değildir.
‎Ve bazı aşklar, geri dönüldüğünde yalnızca bir yanılsamadan ibarettir.”


** Gençlik Aşkı

Devamını Oku
Korhan Külçe

Hayat, bir yol ayrımıdır bazen; kimi yollar birleşir, kimi yollar sonsuza dek ayrılır.

Gidenler, ardında bıraktıklarıyla mı anılır, yoksa geride kalanların kurtuluşu mu olur? Bu soru, kalbin en kuytu köşelerinde yankılanır.

Gidenler, kaybettiklerimiz midir, yoksa bir anlık acıyla kurtulduklarımız mı? Her ayrılık, bir ders; her veda, bir aynadır ki, kendimizi ve gerçeği onda görürüz.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Lütfen önce videoyu izleyiniz.

/

Adam, öfkesini kontrol edemeyeceğini anladığı o en ağır anda, çocuğuna zerre zarar gelmesin diye kendi canını yakan yolu seçip evi terk ediyor. Bu bir kaçış değil; bir babanın kendinden bile evladını koruma iradesi, en zor imtihanın sessizliğidir.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Görünür Olmanın Yükü: Kadının Sosyal Medya Zorunluluğu

Çağımızda insanın elinde taşıdığı telefon, artık yalnızca bir iletişim aracı değil; kendi kimliğini sergilediği, görünürlüğünü kanıtladığı bir vitrin. Sosyal medya, hayatın sahnesini evlerimizin içine taşırken, özellikle kadınlar bu sahnede daha görünür, daha incelenir, daha tartışılır hâle geldi.

Kadın, bir fincan kahveyi bile paylaşırken aslında yalnızca o anı değil, kendi imajını da kurgular. Filtreler, estetik dokunuşlar, pozların arkasında gizlenen görünmez bir ses vardır: “Beni görün. Beni onaylayın.” Bu, çoğu zaman farkında olunmadan bir alışkanlığa dönüşür. Bir süre sonra, yaşanan anın kendisi değil, “paylaşılabilir” olması kıymet kazanır.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Aşk sözle değil, bakışla başlar.
İki insanın gözleri bir anlığına kilitlendiğinde, zaman yavaşlar.
Orada kelime yoktur ama anlam vardır.
Ses yoktur ama titreşim vardır.

Göz teması olmayan aşk ise uzaktan izlenen bir tablo gibidir.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Günümüzde evlilikler artık gri alanlarda yaşanmıyor; “ya hep ya hiç” uçlarına savrulmuş durumda. Eşten hem güvenli bir liman olması hem de aynı anda macera ortağı, sırdaş, en yakın arkadaş ve duygusal terapist rolünü eksiksiz biçimde üstlenmesi bekleniyor. Standartlar bu kadar yükselince, beklentiler karşılandığında eşsiz bir mutluluk, karşılanmadığında ise telafisi zor bir yıkım yaşanması kaçınılmaz hâle geliyor.

Bunun temel nedeni, evliliğin tarihsel işlevinin değişmiş olmasıdır. Evlilik artık hayatta kalmak, düzen kurmak ve üremek için yapılan bir birliktelik olarak görülmüyor; “ruh eşini bulma” projesine dönüştürülüyor. Bu dönüşüm romantik gibi sunulsa da gerçekte ağır bir yük yaratıyor. Çünkü bir insandan hem düzen hem heyecan, hem güven hem tutku, hem istikrar hem sürekli coşku beklemek insan doğasına aykırıdır.

Modern hayat bu beklentiyi daha da körüklüyor. İnsanlar köpek gibi çalışmak zorunda; zamanları dar, enerjileri sınırlı, stresleri yüksek. İş dışı kalan kısa hayat diliminde mutlu olmak istiyorlar ve bu mutluluğun tamamını evliliğin içine yüklüyorlar. Evlilik, hayatın tamamını telafi etmesi gereken tek alan hâline getiriliyor. Böyle olunca eş, bir insan olmaktan çıkıp çok işlevli bir mutluluk makinesine dönüştürülüyor.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Yalnızlık, bir tül değil, bir kefen gibi sarar onu; boğmaz, ama nefesini keser. En mağrur yürek bile, bir anlık sevgi için ağlar. Bu ağlayış, onun en derin, en sessiz, en kırık ağıtıdır.

Güçlü kadınlar yalnız kalır; çünkü güçleri, onları hem taçlandırır hem lanetler. Ve bu, onların en hüzünlü kaderidir.

Güçlü kadın olmak, bir lanet gibi ağır gelir. Onlar, kalabalıkların hayran bakışları altında parlar, ama bu parlaklık bir tuzak gibidir.

Devamını Oku
Korhan Külçe

YALNIZLIĞA TUTULAN NOTLAR: BİR ADAMIN KAYIP SABAHLARI

*** Bölüm 01: Yalnızlığa Uyanış

Bugün sensizliğin ilk sabahına sokakta uyandım.
Böyle olmasını istedim

Devamını Oku
Korhan Külçe

Bir ilişkinin temeli güvendir; sessiz, görünmez ama en sağlam bağdır. Sözlerin, vaatlerin ve karşılıklı içtenliğin üzerine inşa edilir. Eğer bir kişi defalarca söz verir ve onları yerine getirmezse, o bağ yavaş yavaş çatlamaya başlar. Ve güven kaybolduğunda, geriye yalnızca boş bir yansıma kalır.

Biz hep “verilen söz tutulur” diyerek büyüdük. Söz sadece kelimelerden ibaret değildir; kalbin bir parçasıdır, ilişkinin sessiz bir teminatıdır. Tutulmadığında ise o teminat kırılır ve yavaş yavaş yok olur.

Sözler ihlal edildiğinde, ne kadar küçük bir kırılma gibi görünürse görünsün, etkisi derindir. İlk başta fark edilmeyen çatlaklar birikir, birikir ve sonunda ilişkiyi taşıyan sütunları yavaşça eritir. Güven, bir kez sarsıldığında, eskisi gibi geri gelmez. Çünkü insan, güvenin eksikliğini her an hisseder; bakışlarda, sessizlikte, sözlerin arkasındaki boşlukta.

Devamını Oku
Korhan Külçe

Bir ilişkinin temeli güvendir.
Sessiz, görünmez… Ama en sağlam bağdır.
Sözler, vaatler, içtenlik… Bunların üzerine kurulur.
Ve eğer biri defalarca verdiği sözü yerine getirmezse,
o bağ yavaş yavaş çatlamaya başlar.
Güven kaybolduğunda, geriye sadece boş bir yansıma kalır;

Devamını Oku