Bir kahve olmalıydım;
Gözlerin gibi derin, ağır ve içten…
Yavaş yavaş, acele etmeden,
Her yudumda biraz daha alıştığın.
Dudaklarında kalmalıydım,
Sıcaklığım tenine mühürlenmeliydi.
Bir fincanın kuytusuna saklı,
Koca bir ömür gibi beklemeliydim seni.
Ben köpüğünde eriyen o ilk heves,
Sen, son yudumda saklı o derin iç çekiş...
Ve aramızda,
Kırk yıl hatırı sayılan o soylu suskunluk
Büyümeliydi usul usul.
Bir kahve olmalıydım;
Soğusa da dökülmeyen,
Sırf hatırı var diye saklanan
O ince, kırılgan an gibi…
Çünkü sen;
Herkesin içip geçtiği değil,
Bir ömür damakta kalan o eşsiz tadsın.
Ben de o tadın içinde sessizce eriyen,
Adı konmamış bir sevda masalı...
Belki bir gün,
Aynı masada, yüz yüze...
Sen fincanı tutarken ben titrerdim;
Dokunuşunla dünyaya inanan bir kalp gibi.
Şeker koyar mıydın bana,
Yoksa acımı sever miydin olduğum gibi?
Bilmem…
Ama en çok alışkanlıklarında kalmak isterdim;
Sabahına karışmak, uykunu kokunla bölmek...
Ve her "bir kahve?" dediğinde,
Aslında beni çağırmanı...
Zaman geçer, fincanlar değişirdi belki,
Ama dudak izinde hep aynı ben kalırdım;
Eksilmeyen, unutulmayan,
Yılların bile silemediği o kadim tat gibi.
Bazı sevdalar yüksek sesle yaşanmaz;
Bir fincanın dibinde saklanır,
Ve ancak içildikten sonra anlaşılır.
Telve gibi çökerdim içimin derinlerine;
Söylenmeyen her cümlem,
Yavaş yavaş sana demlenirdi.
Falına bakar gibi baksaydın keşke bana;
"Uzak yol" derdin belki...
Oysa ben, çoktan sana varmış bir hikâyeydim.
Şehir yorulur, akşam olurdu,
Sen bir kahve daha isterdin;
Ben yine gelirdim...
Aynı sıcaklıkla, aynı bekleyişle.
Çünkü ben;
Senin "alışkanlık" dediğin o gizli sevdaydım.
Her gün yeniden demlenen,
Ama hiç eskimeyen...
Ve bir gün, son yudumu içtiğinde;
Anlardın ki aslında...
Ben içtiğin kahve değil,
Seni bir ömür içinde taşıyan o sessiz hatıraydım.
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!