Kırk yıl bir bayrağın gölgesinde
yağmur yedin,
çamur yedin,
hakaret yedin.
Bir gün olsun
"bana ne vereceksiniz?" demedin.
Gece yarıları afiş astın.
Dağlara çıktın.
Taşlara, duvarlara,
köprü ayaklarına,
okul duvarlarına umut yazdın.
CHP yazdın.
Sildiler.
Yine yazdın.
Bir daha sildiler.
Sen bir daha yazdın.
Çünkü senin mürekkebin boya değildi,
inadın kendisiydi.
Yeri geldi meydanlarda dayak yedin.
Yeri geldi gözaltı kapılarında sabahladın.
Yeri geldi çocuklarının rızkından artırıp
partiye bağış yaptın.
Bir gün olsun
karşılığını istemedin.
Sonra seçimler geldi.
Bir yenilgi.
Bir yenilgi daha.
Bir yenilgi daha...
Saymayı bıraktın bir yerden sonra.
On üç seçim boyunca
aynı acıyı taşıdın sırtında.
Saat sekizde söndü ışıklar.
Koridorlar boşaldı.
Genel merkezin kapıları sessizliğe gömüldü.
Ama sen yine de dedin ki:
"Bir gün gelecek."
Çünkü umut,
yenilgiden daha inatçıydı sende.
Sonra yılların ardından
meydanlar dolmaya başladı.
Rüzgâr yön değiştirdi.
Memleketin dört bir yanında
yeniden ayağa kalktı insanlar.
Yirmi ikiler otuz sekizlere yürüdü.
Kaleler düştü.
Belediyeler kazanıldı.
Yıllardır boynu bükük gezenler
başlarını kaldırdı.
Tam o günlerde
yine çıktılar karşımıza.
Dosyalarla.
Mahkemelerle.
Tehditlerle.
Korkularıyla.
Çünkü onlar bilir:
Bir halk ayağa kalktı mı
önünde hiçbir duvar duramaz.
Biz bu yolu kendimiz için yürümedik.
Bir makam için değil.
Bir koltuk için değil.
Bir imza,
bir ihale,
bir çıkar için hiç değil.
Biz çocuklarımız için yürüdük.
Torunlarımız için.
Bu memlekette
kimsenin korkmadan konuşacağı,
kimsenin başını eğmeden yaşayacağı günler için.
Bazen önümüzü kestiler.
Bazen yolumuza taş koydular.
Bazen umutlarımızı mahkeme salonlarına sürüklediler.
Ama unuttukları bir şey vardı:
Kırk yıl bekleyenler
dört duvardan korkmaz.
Kırk yıl direnenler
birkaç karardan yılmaz.
Biz yenilgilerden geldik.
Biz küllerimizden geldik.
Biz karanlık koridorlardan,
sönen ışıklardan,
boş meydanlardan geldik.
Ve şimdi...
Şimdi yeniden yürüyoruz arkadaşlar.
Yalnız değiliz.
Az değiliz.
Yorgunuz belki.
Ama teslim olmadık.
Çünkü yol uzun olabilir.
Çünkü gece karanlık olabilir.
Ama sabah,
inat edenlerin hakkıdır.
Hadi yürüyelim arkadaşlar.
Bir adım daha.
Bir adım daha.
Bir adım daha...
Ta ki memleketin bütün çocukları
aynı gökyüzüne umutla bakana kadar.
Ta ki yüzler gülecekse
hep birlikte gülene kadar.
Ve o gün geldiğinde,
kırk yılın bütün yorgunluğu
bir tek cümlede eriyecek:
Her şey güzel olacak.
Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 02:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!