biliyor musun
sen gittikten sonra
akşam yine ağır ağır indi köye
camlarda saçlarına benzeyen
sarı bir yorgunluk vardı
rüzgâr
ceviz ağaçlarının arasından geçiyordu uzun uzun
ıslak dallardan
baharın serin kokusu düşüyordu geceye
ben
aynı sokaklardan geçtim
aynı geceye baktım uzun uzun
bir insanın içi
bu kadar sessiz üşür mü diye düşündüm
özlem dolu bir şarkı gibi
gecenin en tenha yerinde
sesin çınladı kulaklarımda
uzaktan
yağmur yemiş güllerin kokusu geldi ardından
ıslak bir bahçe açıldı içimde ansızın
perdeler kıpırdadı
masa lambası büyüttü yalnızlığımı
duvarlara vuran gölgemde
biraz sen vardın
biraz da altında oturduğumuz eski ceviz ağacı
sende
ilkbahar sonrası kalan ince hüzün vardı
gül yapraklarına düşen yağmur kadar kırılgan
annemin sustuğu akşamlar
toprak kokusu
ıslanmış avlular
eski defter aralarında kuruyan çiçekler
hepsi
gelip yüzünde toplandı sanki
şimdi bahar geçiyor içimden
yağmur seni anlatıyor camlara
gece
adını bırakıyor boş odalara
uzaklardan vapurlar geçerken
kalbimde eski bir sızı büyüyor
ceviz dalları sallanıyor rüzgârda
güller sessizce eğiliyor suya
insan bazen
bir bakışın içinde yıllarca kalabiliyor
senin yüzüne baktığım o akşam
gök ince bir yağmurla örtülmüştü
bahçe duvarlarından gül kokusu taşıyordu rüzgâr
ve ceviz ağaçlarının altında
dünya biraz daha yavaş dönüyordu
şimdi hangi sokağa çıksam
biraz sen yürüyorsun önümde
hangi yağmur başlasa
güller yeniden ıslanıyor içimde
ve ben hâlâ
o akşamın içinden geçiyorum ağır ağır
bazı insanlar
bahar gibi düşüyor insanın ruhuna
sessiz
derin
unutulmayan bir yağmur gibi
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 18:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!