Kırık Kıble Şiiri - Son Söz

Son Söz
18

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kırık Kıble

Karıncadan peygambere verilen öğüt,
Beş metre kefen, üç metre göğün.
Hesabı var mı dünün, bugünün?
Verilir mahşerde gırtlaktan sözün.

İsraftan, hayadan bilinir işin,
Eğilir nurun, eğilir tenin.
Ayetten baş çevirirse dinin,
Ebabil'i yok sayan sefilin işin.

Ağlıyor mescitte küçücük bir kişi,
Kan revan içinde bilir bir şeyi.
Yatağında mezar taşıyan diri,
Kıtmir'den ümmete uyuyan dünya.

Nemrut koskoca bir kraldı,
Bir küçücük kul İbrahim'le sınandı.
Sinekteki hakikat arşa alâ beyandı,
Hikmetten sual olmaz, ilim Hakk'a dayandı.

Varla yok arası her renk küle bulandı,
Sen kendini Nuh sandın, evlat tufana dayandı.
Hicretin de yaptığın kul göklere dayandı,
Zihninde bitleri taşıyan diri.

Lût görse utanırdı peygamberlik çağında,
Müzekker mi, müennes mi; bir bak adına.
Zihinler kör, zihinler Yusuf kuyusunda,
Utandım mağarana, utandım dünya.

Bedenin yaradan bereden eser,
Eyüp'tür sabrında, verir ezel.
Fitnelik, huddalık; tarihten ebed,
Cesette ölümü taşıyan diri.

Közdür bedende ceset,
Yaradan bereden geçilmiyor elbet.
Bir kayıp nesile bit fitne yeter,
Eyüp de verirdi sabrını eğer.
Kasva'dan kalan vefasız dünya.

Taşlar mı bilmem, taşlar üstüne,
Ebabililer gönül başlar üstüne.
Ebrehe'de benlik şahlar üstüne,
Koruyanı unutan yalan dünya.

Örtüler kalktıkça eksiliyor değerin,
Bir namus ederin, bir edep senin,
İffet bir taçtı başında senin,
Meryem'den kadına utandım dünya.

Bir balığın karnı kadar karanlık içimiz,
Ne sağımız belli artık ne de solumuz.
“Lâ ilâhe illallah” bekler yolumuz,
Yunus'tan ümmete kaybolan dünya.

Bir bıçak dayanmıştı teslimiyet boynuna,
Bir evlat yürümüştür Rabbinin yoluna.
Nefis kurban olmazsa bayram ne adına?
İsmail'den ümmete adanan dünya.

Bir karınca konuştu koskoca orduya,
Bir kuş haber taşıdı nice sırra.
Mülk elinde olsa da döndü toprağa,
Süleyman'dan ümmete oyalanan dünya.

Yetimin lokması düşer yere sessizce,
Bir hak büyür içimizde gece gece.
“Her zerre yazılır” der ilahi hece,
Ömer'den ümmete adaletsiz dünya ince.

Bir gün susar sanır insan kendi bedenini,
El söyler gizlediği bütün günah izini.
Ayak şahitlik eder yürüdüğü her izi,
Mahşerde çözülür insanın sır perdesini.

Dağlar sustu, yıldızlar secdeye vardı,
Bir gece göklerin kapısı aralandı,
Arşa çıkan Habib ümmet diye ağladı,
Miraç'tan ümmete vefasız dünya.

Son Söz
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 17:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!