Nasıl bir düşüncenin girdabıyla dolarsa dolsun insan, gitmeli kendinden en uzak vakitte
Üşüyüp titremeli bütün sabahlar boyu
Görmeli günlerinde gün yüzü, takmalı peşine her birini
Aklında çınlayan bir melodi, sesinde özgün bir ton
Gözünde çaktığı gibi ilk kutsal ışık, kalmalı kendi başına bir inat.
&
Kapamalı gözlerini insan hemen oracıkta
Silmeli hatıralarından damla damla akan ne varsa
Düşmeli yıldızların ışıltısına, dönüşmeden tüm gökyüzü cehenneme
Sevgiyle döşediği bir inanç dağının hemen yamacında
Aklına konan tüm arıları da
Bırakmalı karanlığı kendi karanlık anlarıyla baş başa
&
Gitmeli insan kendine en uzak vakitte, bakmalı kalması gereken hâliyle
Böylesine ansızın, böylesine uğursuz, böylesine tuhaf
Anlamsız olduğu kadar yıkık dökük
Öylesine kapı aralarında dolu suskunlukla
Öylesine çilekeş bir duruşun ruhuyla
Yerleşmeli en köklü yalnızlığın asil topraklarına
Ve çöksün içine kül gibi kor ateşin.
&
Gitmeli insan kendinden, zamanı kendinde yitirmeden
Hiç gözünü çevirip bakmadan ardına
Hepsi hepsi bir akıl oyununun firarisi ondaki
Kanadıkça kabuk tutan bir yara misali
Yıkıp geçmenin biricik şehvet marifeti
Dokunuşun ilk kendinden geçiş titremesi
Bir sevgi, kendini göstermeye ne kıyan ne de doyan.
&
Bütün sabahları üşüyor kimsesizlikten insanın
Bütün gördüğü günler kasvetli, çekip gitsin onlar da ne kadar hevesli
Gönlünde birkaç sağ mırıltı
Bir ışık hükmü kaldı insanda doğduklarıyla
Kapasın o vakit artık o da gözlerini, yumsun kendisi ve sallandırsın hatırada ne kadar sevdiği.
Kayıt Tarihi : 6.09.2026 12:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!