Kaçsan göğe kadar, ecel dakiktir gecikmez,
Aşıksan Allah'a ölüm naziktir incitmez.
Sevmek yürek işi sev, derdi çok bitmek bilmez,
Sabrınla gülşen olur, yoksa sende nâr bitmez.
Anlamını yitirmiş bir sevdayı, koşulsuz sırtlandık.
Her yokuşta Azrail'e, bakıp nazar ediyorum.
Ha bu gün ha yarın diyerek, acıya soluksuz katlandık.
Gelecek olan bahara, hüz-nü hürmet ediyorum.
Açacakken ruhumun, gonca tomurcukları,
Bir tepsinin üstünde bana sunulan fikir..
Her hali gîzem dolu bilinmez yerden gelir.
Gönlümü narlayan köz, kalpten gelen bir zikir..
Sır kitabından bana, ferahlatan söz gelir.
Sâkin duruşumuz var, sanma'ki gözümüz kör!
Son çizgiyi aşarsan, gel beni ozaman gör.
Yüreğim yangın yeri, her dem alazlanıyor,
Bu derde çare sende, küllenmeden koş da gel.
Ruhum heyecan seli, her an kanatlaniyor,
Son anda bile olsa, can vermeden coş da gel.
Ufuk siyah, karanlık, gözüm seni arıyor,
Bir ben kaldim, gittiler; birer birer gittiler.
Yer ayaz, gök parlak, çatımı yıkıp gittiler.
Taş duvar kaldı buz gibi, kalanını söktüler.
Sanki ruhumu kum gibi, mezara döktüler.
Bir gün gelir, bütün dertler biter.
Bir gün gelir, gönüller bayram eder.
Bir gün gelir, ne acı kalır ne de keder.
Bir gün gelir, cennet kapıları sana açılır.
Sabret; bu Dünyada en az bir saniye, en fazla elli sene yaşasan, sonsuzluk karşısında yokdan daha azdır!
Gücü olanın değil, haklı olanın günü.
Ne ihtişam ne para yerin dibinde ünü.
Hatırlamak istemez hiç kimse, gafil dünü.
İşte sonsuz adalet, işte sonsuz felaket.!
Göz açıp kapadım der, onca yılı, günleri,
"Kûn" emriyle yapılmış, mukaddes, şık bir yapı,
Her bir köşeden gelir, sarhoş eden muattar.
Girmek için karşında, heybetli, nur bir kapı,
Sünnetullah'tır şifre, açmaz başka anahtar.
Birkaç tahta ve çivi, içi boş hep zifiri,
Soluk almak yok orda, kal; amelinle diri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!