Seninle an gelir bir yağmur başlıyor.
Bir heyecan gönlümün kırlarına doğuyor.
Güneşten sonra, ormandaki telaşa benziyor.
Akşamda, sabahta sensiz biliyorsun olmuyor.
Ben şiirler yazıyorum dağ başlarına.
Sen okuyorsun hiç anlamıyorsun, ama.
Karanlık sardı yine dört yanı.
Son ışık söneli, oldu hayli zaman.
Gökte süzülmez oldu bir ışık.
Bir bana kaldı, senden aydınlık.
Yersiz yurtsuz bir mülteciyim.
Geldi de geçti sayısız cümlesi
Değişti buraların havası, gün be gün.
Yağmur göğe doğru yağıyor her gün.
Yüzler farklılaşmış tohum aynı değil.
Camların buğusuna çizilmiyor gül.
Avucumuzda tuttuğumuz su yanıyor.
İçtiğimiz her su bizi zehirliyor.
Güzellik senin yanında soluk benizlidir Mira.
Neyde aramışsam güzelliği bulamadım teselli.
Yoksunların korkulu rüyası, ellerinden alınmışların hakları.
Buram buram nefretimi bir bir körükler.
Sayacak onca lafım cebim de biriktiler.
En soysuzlarla aynı safa düşmemek içindir.
Gece ansızın doğsa ay, kaldırım çiçekleri için.
Gelsen, gitmesen düşse ay gölgen yüzüme.
Gidersen sevdiğim de yok olamaz bu şehirde.
Boğazımdan yutkunamadığım isimsin çiçeğim.
Sevgiler buralarda pazarlık konusu bilesin.
Kırılır gül boğulur içimde kalmaz umudum benim.
Hiç yokken hesapta ansızın sen ve ben.
Seni aldılar, insafsız zamanla birlikte.
Gülüşmelerimiz vardı, ışıklı mutluluklar.
Belki de toz pembe, düşlerimizle birlikte.
Masal gibiydi karşılaşmamız, sanki bir şiir.
Kaldı şimdi elimde hesapsız, bir el aman.
Çam kokusu burnumda.
Testere, talaşı dağıttığında.
Çivi sesiyle birleşti, her parça.
Ev, kapı, pencere bir arada.
Zanaatı küçük yaşta öğrendim.
Ustam yanımdaydı, ellerim.
Yar gitmiş, benim şimdim olmuş kara kış.
Elimde kaldı buz, taşır hasretini eskilerin.
Yüzümde güller mi açar sanmış.
Bıraktığı hüznü nasıl fark etmemiş.
Kar kesseydi yolu şimdi niye yağar.
Dizini kırıp oturacak yâri engelleseydi bari.
Ama gelme dedim sana Mira.
Rüyalarımda ne işin var.
Kalmadı neşem, diz boyu kederim.
Ölümüne harcadığım uğruna.
Sevap almak için götürdüğün.
Akşamı, sabahı ettiğim.
Talihin eski işi, yumruk attırır beton duvara.
Bir çöküştür; yolda mahsur kaldı onca mimarı.
Benim için olsa kaçarı yok yükseliş olmalı.
Bahçemize kır çiçekleri doldu menekşedir her yanı.
Bu güzellik bahardır kış git artık nerde kaldın.
Kışı da çok severdim lakin durmana gerek yok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!