Nerede gizlendin de sana açık kalmış rüyalarım.
Ben seni hasret saatlerinde beklerken gelmedin.
Başım alıp gitsem karşımdadır insafsız düşler.
Benim olsun diye çırpındığım saatlerim var.
Toysuz günler kaldı, geçti deli rüzgârlı günler.
Susmasam, tatsızdır ağzımdan çıkan kelimeler.
Güneş uykuya dalmadan güzel bakışıyla bakar.
Gezinir gölgesi son bir bakışla bırakıp gitmek.
En güzel bakıştır her mevsim dillere destandır.
Masallara konudur tekrarı var bilmez bezmek.
Giderken ardında bırakır sularda yansır dolunay.
Kendi kadar olmasa da yaverinde de hayat var.
Benim gözlerime bir sen bakmalısın Mira.
Durdurmalısın benimle apansız saatleri.
O kadarda muhtacım ki ben, buna.
Kalmışım can havlinin tamda kıyısında.
Durduğum yerde her şey sağır, dilsiz.
Bir mana bulamıyorum, bahanesizim.
Şimdi alıp gidiyorum sende kalmış gözlerimi.
An kararır gölgeler artık serinlik verme kimseye.
Dökme kalpler kaskatı, şekil vermek imkânsız.
Birde gün üstüne gün yaşanıyorum birbirinden farksız.
Uğurlayamadıklarım var ellerim hep havada.
Boşluk içimi acıtıyor kasvetin tenhasında.
Tesadüf müsün yoksa bilmediğim şansım.
En uzun gecenin andından mı geldin.
Bu kadar iyi gelecektin de nerede kaldın.
Uyum mu sağladı ruhunla, ruhum benim.
Koca bir mevsim yıkıldı geldi baharım.
Bugün pazar dışarda alabildiğince kar var.
Ben uyanmadım güne, ağrıyor her yanım.
Rüzgâr üflüyor kavalını buz sarkıkları görünür.
Beni almak için hava camları tıklar durur.
Denizi görmek isterim her pazar olduğu gibi.
Ama takatim yok ki kalkacak kadar.
Zincirlerimden tutturmuşlar zayıf, cılız dünyayı.
Anılar kör karanlıkta kalır sessizdir ve de siyah.
Uzaktan gelen umulmadık sözlere, ilgisiz değilim
Yanmam için nedense, kekik kokuları ile lavantanın.
Kandillerde yanması gerek bir demet lavantanın.
Çirkinlerle sınanıyorum durmadan, çirkindir sözleri.
Tane tane dökülüyor gökten sanki yıldız inmiş.
Hafif hafif adımlarıyla yürüyüp geçti önümden.
Ben öyle düşündüm bir ben varım birde sen.
Yok olup ta gitti, silindi kalmadı kimsecikler.
Yüzümde güller açtı, sen neredeydin şimdi.
Uzun zamandan beridir ilk kez böyle neşeliyim.
Eğer içim titriyorsa gözüm tütüyorsa.
Bire bin veriyorsa suskun içim dolu hüzün.
Derdimi nasıl söyleyeyim susamış kuşa.
Söylesem kör olur gider bahar çiçeklerin.
Yağmalanmış gerçi kalmadı bir karımız.
Uzaktayım, kayboldu ayak izlerim.
Duyduğun sesler senindir, evhamın.
Ben bittim yokum buralarda, sıyrıldım.
Öyle gittim ki selam ulaşmaz kulağına.
Gülüşüm yok geçmez artık sende rüzgarım.
Senide vururlar, unutma zamanla.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!