Kış ağırdı, çok yağdı kar.
Kapanıp açıldı yollar.
Bu yıl gecikti bahar,
Depreşir oldu duygular.
Buzlar erir şıpır şıpır.
Her akşamında,
Şiir yazacak kadar,
Sancılı geçer günüm.
Ve çoğu kez,
Susmakla yetinirim,
Hayata karşı.
Akşam oldu gönlüm darda.
Uyku tutmaz yataklarda.
Bilmediğim sokaklarda,
Gezdirirsin beni gurbet.
Bilinmez hiç adım sanım.
Horasan diyarlarından, koşan gönül erleri,
Yesevi ırmaklarında, coşan gönül erleri,
Nice yurt, yöre, toprağı aşan gönül erleri,
Eline sahip ol diyor, Hacı Bektaş-ı Veli.
‘Ya hayır söyle ya da sus’, diyor idi peygamber.
HANGİMİZ YOKSULUZ?
Hangimiz yoksuluz çocuğum?
Seni nerde arar, nasıl buluruz?
Yalın bir çığlıktı yüzün!
Bunu görecek gözden yoksunuz.
Süzülüp bulutların arasından,
Bir top ışık düşer,
Uzaktaki tepelere.
Uzar sevdanın kolları uzar.
Bulutla kavuşur dağlar,
Kulp Çayı çağıldar.
Cenderedeyim,
Cenderede ruhum.
Sıkışmakta,
Erimekte damla damla.
Uyuşmuyor şiirim,
İçimdeki anlamla.
Görüntü zıpır,
Sözleri cırcır,
Saymaz hiç hatır,
Gıcık mı gıcık.
Yoktur tutarı,
Saran bir çıkrıktır zaman.
Çalıştırır kadim ve şaşmaz zembereğini.
Kuşatır ve döndürür evreni.
İşaretler bırakarak yürür eşyaya.
Çıkarır gün yüzüne,
Açıkta veya gizlenen ne varsa.
Bir günüm karanlık bir günüm yardır.
Bir yönüm bahçelik bir yönüm yardır.
Bir yanım hasımdır bir yanım yardır.
Bu yolda titreyen bir canım vardır!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!