Dönüyor bu devri âlem,
Anlamaya muhtaç âdem.
Sözlerini dirhem dirhem,
Ölçer Yunus kuldur diye.
İnsan âlemin nevidir.
Geçerken zaman kavisler çizerek yüzümüze,
En zorunu yaşıyorum ayrılıkların.
Yalnızlığımı çoğaltarak bekliyorum en fazla.
Ne yana baksam sanki sen varsın.
El sallıyorsun gökteki yıldızlara,
Ve yıldızlar parlayarak dökülüyor saçlarına.
Hafiye misali yaşar,
Adap bilmez haddi aşar.
Zırvasına kendi şaşar,
Taşkınlığı yakışıyor.
Kırar, döker hüner sanır,
Benim,
Sürüp giden bir yalnızlık.
Durup duran bir acı,
Benim.
Yüzüne baktığımda sessiz kelimelerdi okuduğum,
Asra yakın bir hikâyenin dibacesiydi,
En yalın ve dokunaklı anlamların ifadesiydi,
En derine işleyen bir sızıydı duyduğum.
Tufanı dinmiş bir dağ başı sessizliği,
Dinlesin iyice dostum, düşmanım;
Bir iş ki başıma geldi yanarım!
Tedbirsizlik ettim hayli pişmanım;
Androidim zayi oldu yanarım!
Cihazla birlikte aklımda gitti,
Zülfi yâre değelim, yapalım bir izahı,
Eğri otur diyelim, doğru anla mizahı.
Fincancı ürkütelim, yapalım girizgâhı.
Dosta ayan edelim içimizde gezeni,
Fikrimizi çeliyor ‘yeni dünya düzeni’.
Gurbetimi sıla bildim,
Sevdalıyım Kırşehir’e!
Ömrüme pusula bildim,
Sevdalıyım Kırşehir’e!
Arzda nizam Ahi Evran,
Çoğu gün yürürken yolda, kaldırım tepesinde,
Evim aklıma gelirdi her otobüs sesinde.
Kulağıma bir hoş gelir, bu ses beni çekerdi.
Sıladaki sevdiklerim hep aklımdan geçerdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!