Bilinmez ki zaman neye gebedir,
Her şey mecrasında akar yol alır.
Gâh acze düşeriz gâh debdebedir,
Gün gelir yaşanan mazide kalır.
Seyretsem gözümün gördüklerini,
Fırında kuzunun sözünü duyduk,
Yemeden ağızda haz oldu gitti.
Şu bizim Ethem’in lafına uyduk,
Yollara döküldük gaz oldu gitti.
Beş on kişi kâfi, yerimiz almaz.
Âdemoğlu ağır yükü yüklenir.
Zaman ırmağında can sürüklenir.
Beden toprak ama nefs büyüklenir.
Hesabı yanlışsa bozar kalemim.
Dünya değirmeni neler öğütür.
Azla tarif olmaz uzun sorayım,
Bütün hünerini öne sereyim.
Adını bilene ödül vereyim.
Ne uzaktır ne de yakın kimdir bu?
Kahvaltıya kadar suratı gülmez.
Dudaklarım yanıyor.
Sigarayı fazla kaçırdım galiba.
İçimde de bir şeyler yanıyor.
Kim bilir yüreğime neyi fazla kaçırdım?
Hayat ağlamakla,
Gülmek arası.
İnsan sevdiği kadardır,
Beden ise darası.
Rüzgârın nefesinde toplandı bulutlar,
Gri bir kubbedir artık asuman.
Ağlamanın eşiğinde sükûtlar.
Dışarda zemheri içimde bahar.
İşte yağıyor özlenen kar.
Yumurtadan kozaya dek,
Evriliyor hep kelebek.
Gongalak olmuş uçuyor,
İki dirhem bir çekirdek.
Geline benzer edası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!