Yarınlara varalım diye
erteliyoruz bugünleri
ve ölüm soğuk yüzünü gösterince
kıymetli oluyor anılar...
Her gidene bakışım,
Yaşamın kıyısında
limana muhtaç (gemi) gibi
iç fırtınaya esir gibi...
Yaşanılası bir dünyadır
Hayalimiz;
Kurallara,
Yasaklara boğduk ömrümüzü,
bilmem ki
nedir bu çıkmaz,
Yaş otuz dokuz...
Son durağında bir gençliğin,
başlangıcında bir ihtiyarlık...
İçimde büyümez bir çocukluktur
Ölüm her yerde...
Kimi yerde sahile vuran bir çocuk,
Bir kadın ya da sadece bir insan...
Öyle zor ki...
Aslında sahilde ölen şey
sadece o can ya da canlar değil ki;
Adresi yoktur acının;
Ya yüzeyindesindir,
Ya da dibindesindir
Cehennemin...
Yoktur kurtuluşu;
Yüreğimedir yolculuk,
güzergâhım hasrettir;
Pusulam,
sisli bir mazi...
Selam dururum yol boyu
Entübe edilmiş
bir ömrün yalnızlığı çöktü hayatımıza
ve duran kalbinle gelen sessizlik bıraktı yerini sayıklamalara...
Yokluğunla gelen
o ağır sessizlik,
Bir zamansızlığa
denk geldi ömrümüz;
ne tatmaya değer yaşamı,
ne de kimsesiz
ya da sahipsiz bir ölümü...
Ayazdı düşlerim
uzak bir şehrin özleminde;
zemheriydi,
içim gider şimdi
anılarıma emanet çocukluğuma...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!