Ne güzelmiş meğer çocukluk yılları
Oysa ne çok isterdik büyümek.
Bıyığımız sakalımız çıksın isterdik.
Belki özgürce uzaklara
Çok uzaklara gitmek.
Meğer ne aptalca gururmuş
Bu kadarına da pes doğrusu
Çivisi mi koptu dünyanın ne,
Şimdi daha iyi anlıyorum bilgiyi,
Ne kadar uysak da yine az
Yüce yaratanın oku emrine.
Kabusmu bu gördüğüm
Hala anlayamadım.
Bu ne azaplı gece
Daha uyanamadım.
Sanki geçmiş dün gibi
Bana harçlık vermeni
Son şiirimle sana
Elveda diyeceğim
Artık mahşere kadar
Seni görmeyeceğim.
Esaretten kaçarken
Sana esir düşmüştüm
Efkar başına vurmuş ağzında sigarası,
Utanarak yürüyor, cepte baba parası.
Kaç kapıyı çalmıştı her gün iş aramıştı,
Bir diploma alınca işi hazır sanmıştı.
Olmasaydı babası, gurbetçi akrabası,
Beni sensiz bırakan
Bu kıskanç kaderime
Bir ceza vereceğim.
Acı günlere inat
Sevdan ile yanarak
Ömrümün sonuna dek
Anılarım peşpeşe
Canlandı sıra sıra,
Ne yağan yağmur beni
Ne güneş avutuyor.
Her geçen gün ruhumda
Yoz tutkular tünedi
Perişan dallarıma.
Bitimsiz bir çilenin
Zalim yalnızlığında.
Açlığın kol gezdiği
Köhne sokaklar gibi
Yüreğinle konuş benimle
Aklınla değil.
Dosdoğru ol
Hesaplama
Ben ondan anlarım.
Şafak karanlığa gebedir,
Sen beni habersiz öldürdün
Birden çektin ipimi
Son duamı bile yapamadan.
Param parça ettin benliğimi
Unufak ettin
O nemli gözlerine




-
Ahmet Emer
Tüm YorumlarSayın Kemal Bey, Ne mutlu bu şiiri yazdığınız kişiye.Ne mutlu böyle sevebilene.Yüreğine sağlık.Kutlarım.