Bu sefer neşterimi başkasının üzerine çeviriyorum.
Bu bana kolay, zira ameliyat masasında olan ben değilim.
Ne yalan söyleyeyim, ben cerrahlıkta son derece ehilim.
Oyuncak dükkânına giren küçük bir kız çocuğu…
Ne istediğinden emin değil, sırtında cicili bicili gocuğu…
Sonunda bir oyuncak seçer ve onu taparcasına sever.
Heyhat! Son aldığı, bu oyuncak olmayacak.
İlle de eninde sonunda bir kusur bulacak.
Önce biraz ayrılık matemi, pişmanlık…
Allah kahretsin, tüm duygular anlık!
Her iki yılda bir yeni bir oyuncak.
Tüm oyuncaklar onun olsa tatmin olur ancak.
Bir madde bağımlısı gibi…
Her iki yılda bir görmeli dibi.
Ta ki taptığı şeyin insan olduğunu anlayana kadar.
İşte o zaman büyük bir ateş yakar.
Çevresinde dans ederek putunu içine atar.
Ağıtlar, şiirler, matemler… Gözlerinden yaşlar akar.
Sonra yeni bir ilah arayışı başlar.
Kısacası o tam bir tüketicidir.
Farkında olmasa da hem kendini hem başkasını tüketir.
Yıllar böyle geçer, kız çocuğu büyür.
Yüzüne kırışıklar dolmaya başlar, saçlarında sonbahar yaprakları.
Panikle son birkaç oyuncağı yoklar.
Boşuna uğraşma, sen gerçekten bir insanı sevemezsin.
Gerçek sevgi nedir bilemezsin.
Şimdi yalnızlık korkusuyla zihnin olmuş allak bullak.
Ne oldu son izdivacın? Netice yine talâk?
Tiksindim senin gibilerin aşk dediği şeyden.
Birini sınırsızca sebepsiz sevdiğinizi söylemenizden.
Halbuki seni nedensiz seven nedensiz de terk eder.
Eh pekala, nedensiz başka birini de sever.
Önce nedenli sevmeyi öğrenmeli.
“Seni merhametli ve sadık biri olduğun için seviyorum” gibi bir şey diyebilmeli.
Diyebilmeli ki terk edilen terk edildiğinde neden terk edildiğini anlasın.
Allah aşkına bari beni kustuğun şiirlere meze yapma.
Beni insan olarak sevemedin, bari cesedime tapma.
Şimdi geçmişten aradığın bir kuru teselli…
İyi ama çok oldu o adam gömüleli.
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 23:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!