Kalkarsa eğer dumanı
Yüce dağda kar görünür
Gelirse yayla zamanı
Nere baksam yâr görünür
Balta vurdular dalıma
Felek kar yağdırma yüce dağıma
Bir kere döneyim gençlik çağıma
Son defa gireyim, gönül bağıma
Dereyim gülümü, gören olmasın
Söyle de bileyim ne oldu sana
Çekerdin eskiden her nazımı sen
Bin sözünden biri dokundu bana
Ağrıya çevirdin yâr sızımı sen
Toprak suya hasret bu gönül sana
Meleğim, sakın bana
Ayın kaçı diye sorma
Güle gül vermediğim
Günleri sildim
Bana gül deme
Seni görmeden
Kokun en güzel koku, sesin en güzel ündür
Günlerin en güzeli, senin doğduğun gündür
Tabibim
Günü sorma, dünü sor
Şikâyetim yok günden
Kaç kez vurulmuşum
Bilmiyorum
Ya saymadım
Güz çiçeğim
Seni
Sazımdaki sarı tel gibi
Ağustos sıcağında
Terimi soğutan
Yel gibi sevdim
Dün yazdığım şiiri
Bugün ezbere okurum
Dokunamam
El yakar satırlarım
Resmine baktıkça
Seni çeşme başında
Aşka yandım yanık çıkar avazım
Sakın sırlarımı, söyleme sazım
Susuz geçti benim deryada yazım
Güz günü su içtim, gülün elinden
Yazı unuttum
Güzü sormayın
Baharı dün gibi hatırlarım
Yüreğim bir çiçeğe geniş
İki çiçeğe dardı
Kırmızı bir gülüm vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!