ben bir saatin zincirine
o saatin akrebine, sillesine
yelkovan ve zehirine aldanmışım !
belki bir daha aynı zaman gelir diye
yas tutup ağlanmışım !
daha kapının önünden
uzaklaşmadan
saçından bıraktığın tel,
odamda aldığın nefes,
lavanta kokulu yürüyüşün
ve yere düşünce
harfi "R" garantili settir.
ama dinmez acıya fittir.
hergele iflah olmaz ittir.
çektir kırk kere, sabır çektir!
çürük mala alıcı yoktur.
gün boynumu eğdi, bulanık hava çöktü.
mezar boyu bedenimden, kemik et döktü.
küflü türküyü ruhuma, em diye sürdü.
gönlüm yoldan çıktı, sabrım murada ersin!
çaba neyleye, kör bıçak bağrıma girdi.
başa meydan okuyunca arkadaş,
sırtını dönüp gitmezdi, can sırdaş.
sanrı ağrısı uçup göçtü yoldaş,
evvela ahde sadık ol, sonra dost!
kahra ortak olmayınca arkadaş,
kapansın üstüme, şiirin arsız duruşu !
yıkılsın apansız, acımasızca açılan perdeler…
yırtılsın yıldızlarla döşenmiş karanlık !
parçalanmış yürek sızlanmalarıyla, sarsılsın tüm yalanlar !
tahtaya çakılan her çivide, yalnız ben değil;
ağlasın bütün kimsesizler, ağlasın 'hep' yalnız kalanlar..
kara gölgeler üşüştüğünde soluk benzime,
soğuk soğuk terler boşalır özleminle.
dünya tersine döner, günahlarım sevaba
irkilir bedenim, konuşamam seni görünce!
aklımın ucunda ıhlamur kokusu silik silik,
bulut, piyano, keman ve kanun
gözyaşı ve rüzgarlı yağmur!
gün ışığında, mum parlaması gibi aniden
umutsuz, bir katık dava ülküsü!
ufukta varsa, görünüyorsa zahmet
bitmeyecekse karanlık büyük sürgün
allı pullu, gerçekten çok cilalı.
gözümüzün önünde pek imalı !
vazgeç ! indir sırtından leş çuvalı;
sal gitsin bırak, şu ipsiz hamalı !
altın, gümüş candan işlenmiş kuyum.
ömür boyunca sabırla beklemek vardır
"sana ihtiyacım var" diyebilmek için..
kalıpsız bir fiil çekimi zannedersin,
onursuz, muhtaç ve gocunmuş histeri!
üzerindeki soğukluğa alınarak kızdığında
kaydedilmiş ses tınıların yorar seni..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!