hat usulde, hattat cebren içinde
hâkim sorgusuyla sehven yerinde
hafız üç beş ayet ezber derdinde
keyf sendeyse alim, bendeyse zalim!
ders arası şatafatla letafet
sırtım kalındır biraz,
derim ise hayli sert!
canımı sıkarsanız,
olurum size bir dert!
saçım uzundur benim,
taşı sürttüm taşın üstüne de eridi;
büyüğünden bir hokka çıktı payıma,
küçüğünden de bir kalem ucu, dividime !
dahası, tozundan mürekkep oldu kapkara...
sonra, ya sonra olan sana, biten bana
hasret düştü gecemize, gündüzümüze..
geldim kasvetle, okka faldım.
döndüm hayretle, baka kaldım.
kalktım hiddetle, caka saldım.
coştum ümitle, aşka yaldım.
tuttum elimle, maya çaldım.
anlatabilmek için,
için için dağlanan derdini
bir piyanonun üstüne koy ellerini..
bir sazın mızrabına tutun,
tellerine dokun..
bir gönlün himmetine,
bir bilsen yağmur yağdığında,
yağmur da sığınıyor içime !
o en kuytu, o en sessiz nefeste,
yağmur yağmur gizleniyor yüreğime !
ve yağmur yağmur siniyor, sensizliğime !
" yere düşünce parçalanan tuğla parçasını
ayakkabısının burnuyla dürtükleyerek iteledi,
yolun kenarına ve başını hafifçe kaldırdı;
belki de sadaka-i cariye hayrına sevaben..
derin ve donuk bakışlarıyla kadrajına aldı,
koptuğu yerden, düştüğü yere süren bakışla !
zorda kalmışız sorgulu 'ansızın'larda
'zaten'le başlayan cümlelerden utanmışız!
zihnimizde tutuşmuş bir 'umut'suzluk
dar sokakların başında kalmış 'anılar'ımız..
'biriktir'ilmiş ne varsa saçılmış önümüze
'elveda' dediklerimizle, yeniden başlamışız!
emsalin dikme tülde oyalanmış dantel gibi
ya sonradan gelmiş, ya sonradan eklenmiş!
biraz kenarından açıver de görülecek gibi
ha gözlerin görünmüş, ha görünen gölgenmiş!
23.06.2024 / 12.20
kırmızı şalına takıldı,
açıldı gözlerimin nûru, endâmın şânına !
fakir, ûdinin mızrabını izlerken,
ûdi bestenin ızdırabını çekerdi o ara..
birkaç perde arasında, baktı ki nazlı nâme
o iç çekişle denk geldi cânıma;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!