gümüş çerçeveli aynanın tam da ortasında
merhametsiz yüzün yansıdı gecenin bir vakti!
bilemediğimiz onca zamanın yok oluşunda
benim ki kadar, senin de payın vardı halbuki!
bizde kalsın demiştik ama kalamazdı aramızda
senin kadar ben de saklayamazdım, filvâki!
köşeye kurulmuş, kaktüs çiçeği.
rengi bir başka hoş, dalı bir başka!
çölün sıcağında, serap şerbeti.
tadı bir başka hoş, hali bir başka!
dokunsan can yakar, canan ağlatır.
gecenin üçündeyim daralmış gönlümle
seni yaşıyorum, seni senle yaşatıyorum
olsun üzülme diyorum, olsun üzülme!
onca şafakları bekledim, yine beklerim..
hüzünlü şarkılar dinledim, yine dinlerim..
kavuşamayan kabuslar gördüm, bir daha asla!
bir daha üşümeyeceğim
yüreğim de üşümeyecek
sen de…
kimseyi ısıtmayacak sözcüklerim
sevgim de ısıtmayacak
tutkum da…
dört beygir koşuladım, arabamın çekerine !
dört yular bağladım !
tıka basa günah yükledim terekesine;
nalların serüveninden, yelelerin cilvesine!
kenetlensin cansız bölücü itler,
her arabanın peşinden havlayan, piçler!
silüetimin gölgesi düşüyor,
vekilimin üstüne..
biliyorum ki,
ne sen bana yakınsın,
ne de ben sana uzak!
aynanın yanılgısındaki çatlak,
dağlar, kıraç tepeler ardından,
bir çoban, yürekli bir aslan..
onlarca meleyen sürünün içinden yürürdü.
abası yanığın dudağında, bir bozlak;
bağdaş kurmuş postuna, elleri nasırlı, hey !
ne'der?
çiçekler
büyümek için su isterler
bedenleri büyürken
ruhları da büyür birlikte
sabırla sevgiyle uzayıp gider dalları!
cansız, şekersiz geçen günün sonunda,
sevgiliye serzeniş geldi geçti kalbimden.
sakin, sadık birkaç müzik parçası dinledim.
yetişmeye çalışan haberci telaşıyla
kısmen enstrümantal, kısmen kederli...
Haram geçmedi, seni geçirdiler boynuma, gidi yağlı urgan.
Ak sütün helal, sen emzirdin, yolunda oldum ben sana kurban.
Sevdam kirlendi, zalimin hükmünde, nasıl aranır ilim irfan.
Yanarım ateşimle, kazınmış ismim, olmaz ömrüm bir daha ümran.
Hesap bitmiş, dönüşü ahiret, takdir edilmiş defterde navlun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!