Kamil Çağlar Şiirleri - Şair Kamil Çağlar

Kamil Çağlar

göl ! susuz, çulsuz yazıldı zor demde.
dehşet çakan gözlerde son bir hayal !
dünlerden yorgun, kızgın kızıl günde;
can! derdinden vazgeçmiş bezgin hamal!

asır yükü, nesep yükü soyunda.

Devamını Oku
Kamil Çağlar

karanlık girdabın içinden duyulan kahkahalar
gecenin hayırsız ruhuna hapsolmuş biçâre..
hedefinde gurursuz kimseye hesap soruyorlar
olmazlardan olurlara yol verdiler, yoktur çâre!
sen çağırmadın, geçip gitti başından bulutlar
sökülen köklerden korktular, geldik bu hale..

Devamını Oku
Kamil Çağlar

bahar desenli eşyalar
süslü, sürmeli bakışlar
akla zararlı oyunlar
ziyan edilen yolcular..

hepsi bir kefe içinde

Devamını Oku
Kamil Çağlar

bilmiyorum
kırılmış mıdır?

gönlüme lapa lapa yağan kar misali
gözleriyle intikam alır gibi
üzülmüş müdür?

Devamını Oku
Kamil Çağlar

sonrası yok diye söze başlarken
biraz da, sitem saklıydı bilinçaltında..
aslında hep yürüme mesafesinde oldu.
sayılabilecek kadar birden çok adım
alınabilecek kadar derin nefes
çığrılabilecek kadar dertli türkü

Devamını Oku
Kamil Çağlar

şiir şiir çiseleyen yağmur damlaları
hazin bir hikayenin başlangıcını yayıyordu
gecenin tüm sokaklarına..

notalara sığınmış hece hece hıçkırık sesleri
amansız bir şiddetle asılmıştı, bam teline..

Devamını Oku
Kamil Çağlar

kara toprağa söylendi sözlerin en ağıdı !
ama bilirdik sen o'sun, ben o'yum !
vicdan korkusu harlandı ateşin en ağırı !
ama görürdük sen o'sun, ben o'yum !

hele beri git, hele uzaklaş, hele düş yakamızdan

Devamını Oku
Kamil Çağlar

Bir düşün, düşün ki biz ne haldeyiz?
Biz derken, henüz kimiz biz bilmeyiz!
Ömür geçti, ne güç kaldı ne de biz.
Bizi bizden alan, yalansın cüda!

Dağ desen, dağın üstü dumanlıdır.

Devamını Oku
Kamil Çağlar

hey gidi kuzu yününden örgülü yelek !
sırtıma vurduğum yüke korunak oldun ya
sırtıma vurulan yüke, yeniden bir yürek !
sal başımı da yağmayan buluta çarpsın;
çarpsın ki yağmur diye hain postu kuşanmışa
yumru yumru taşlar düşsün gökten aşağıya!

Devamını Oku
Kamil Çağlar

sofranın kırıntısı şerbetin şekeri
davulcunun tokmağı zurnanın sipsisi
kahpenin çeşmesi şerefsizin ederi
yalancının mumları yurdumun yatsısı

"bitmez bu toprağın sahtekarları, bitmez"

Devamını Oku