zamanın birinde rüyanın içinde
karanlıklara düşmüşsün en dibine
ervah toplanıp birden çökmüş üstüne
imdat! sesin hiç duyulmaz 'gerten'kele!
sana demediler mi abdestsiz yatma
cama-çerçeveye, kapıya kilit vur açmasana
pirü neşe hayat haram oldu bize bundan sonra
bir acayip virüs sardı ciğerimi kaçmasana
kardeş dosttan ırak, ellerse dosttan yakındır burda..
ana-baba, abi, eş-evlatlar vurgun yedi heyhat
baktım ki daha gökkuşağına vakit var
yağmur yağmamış henüz çisil çisil
yağmur yağarken güneş açmamış
bir de yol yürünmemiş toprak mı toprak
çamur bulaşacak diye paça sıvanmamış
küre, küre tünel kazınca,
yavru ceylan, toynak vurunca.
davulcu başı, söz yayınca.
zır deli, oynuyor koynumda !
gönül bize, gönül koyunca,
birlikte incinmiştik..
saks mavisi ışıkların oyunlarını izliyorduk
sahne diye, sahnenin perdeleri diye
parçalanmış camların, gönül kırıklarını
birlikte aralamıştık..
kan izlerini takip etmeye mecalimiz yokken
güvendiğim bir ikindi öncesinde
gücendim sana, toprağına, taşına..
gücendim kemençe yayına, bağlama payına.
gücendim sana su damlası...
bırak biraz, bırak biraz da dursun !
ruhuma sardı dermanım, sana olan derdim.
ağır tahrik altında çakan,
şimşek gibi çıktın karşıma.
göklerden dolu dolu yağan,
yumruk gibi indin göğsüme!
zora gelince pır pır kaçan,
her gül bahçesi, senin gibi kokmaz.
hasret bağında, gül dalında solmaz.
el koynunda gül, mis gibi yaşamaz.
kendini ziyan etme, güzel kızım !
doğrular tahtında dur, dur gül kızım !
esrâ'm ol, gülistânımda kaybetmişim kendimi
içtiğim şehâdet şerbeti midir? yoksa damla,
damla dudakları ıslatan âh bu âb-ı hâyat mı?
ey kul, bir nefes cânından ziyâde bir avuç duâ
yetmez mi sana, Râb kor eyledi kalbini, rûha !
zannı bir hôş, gâmı ayrılık kokusuna sinmiş,
büyük yalanları yüklediler tavuğa.
duvarlar yerine yüzümüze çarptılar!
yoldular, çok yordular, kıydılar ahmağa.
zahmet ettiler birader! hepsi sarktılar.
02.12.2021/14.20




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!