Kamil Çağlar Şiirleri - Şair Kamil Çağlar

Kamil Çağlar

görmek lazım hilkâti, bilmek gerek.
boşa kürek çekmeden gitmek gerek.
analar doğurdu genç, alkış gerek.
gün görmemiş sözlere, ısrar gerek.

duyasın eren, gönül neler söyler.

Devamını Oku
Kamil Çağlar


cansız, şekersiz geçen günün sonunda,
sevgiliye serzeniş geldi geçti kalbimden.
sakin, sadık birkaç müzik parçası dinledim.
yetişmeye çalışan haberci telaşıyla
kısmen enstrümantal, kısmen kederli...

Devamını Oku
Kamil Çağlar

klik milik takmaz, tanımaz ordumuz.
asırlardır süren gizli yolumuz.
gurur, şerefle taşıyor omzumuz.
al bayrağın gölgesinde sonumuz.

her gün ve her an, her zaman ölürüz.

Devamını Oku
Kamil Çağlar

zorla nefes almaktayız, renksiz heyecanla
köleleşmişiz, sömürgecimiz koca dünya !
can suyu bekleyen yeni dikilmiş fidanla
güneşe muhtaç kalmışız, yaşıyoruz zanla !
gözün ucuyla baktık, kapının kenarında
adımlar atar gibi sallandık, korka korka !

Devamını Oku
Kamil Çağlar

birer birer can veriyorken bombalar altında
İslam fıtratı üzerine doğ(urul)muş yavrular.
yokken, yoksunken bir yudum/bardak sudan,
bir lokma/dilim kuru ekmek, bir yardım elinden!
içelim biz, fahiş fiyatlı lüks otellerde kahvemizi
bacak bacak üstüne atmış, İslam'ı konuşurken!

Devamını Oku
Kamil Çağlar

zora zor, kora kor hisseli sevda.
size çimen, bize de kıraç düştü!
yaza yaz, kışa kış utanmaz yolda.
size toprak, bize de çatak düştü!

nefes nefes kapı eşiğindeyiz.

Devamını Oku
Kamil Çağlar

mavi göz bebeklerinin
ışıltısı yansırdı yüzüme,
utanır bakamazdım.
kol kola, çayda çırayla
nara niri, nara nara..
el vuruşup oynaşırken,

Devamını Oku
Kamil Çağlar

sandım ezelin ebede borcudur.
borcu olmasa da taşın harcıdır.
ebed ne, zaman banisi hancıdır.
çay ve dostun hatırası yolcudur.

bir yudum sen çek, bir yudum da hancı.

Devamını Oku
Kamil Çağlar

leylek gagasında uzaklardan taşındı.
ay ışığında nurtopu gibi bir evlat !
sanmıştık ki ömrümüze ömür katıldı.
boynumuza ip ne hacet, cellat bu cellat!

şarkılar söyledik, geldi beyliğin hanı.

Devamını Oku
Kamil Çağlar

zor haber beklercesine, bir azap.
tepeden tırnağa, kokuşmuş mirap.
kanında kaynıyor, bir kadeh şarap.
yardan da serden de, geçen geçene !

sorgusuz hesapsız, veledi zina.

Devamını Oku