mahzen merdivenlerinde alacalı soğuk
adeta bir bakışta tanır beni, eskisi gibi..
kimi zaman, bileklerimde kelepçe izleri!
birkaç parmak hissiyle dokunan vâhlar..
buğulu sözlerde, vakur nefes aydınlığından
ağır ağır çöker köşelerde, kapı ardındayım!
dostum dedi: uzak elde bir sultan.
yok mudur eli eteğinden tutan?
saltanat fani dünyanın nimeti;
üç kuruş versek, yok mudur hiç satan?
dostum dedim: aynı söyler hak deriz.
bilerek kanınca insan,
bulamaz sessiz bir liman !
sükûnet ehli olmak can,
evlâdır evlat, canandan !
sahte olunca sevgiler,
eli eline değmiş ak melekler.
mağrur dilinde dualar, dilekler.
sabrı gönlümüze de ihsan eyler,
O'ndan gelen haneme, ömrüme hoş;
evlat güzeli oğul, şerefle koş !
umut dolu bir aşk, sürrealist fırçalı asil sevda
Bandırmanın bitmeyen eşsiz rüzgarında
durmaksızın sürüklenen avuçlar dolusu dua..
ömür yolunda taş, kubbene miğfer gibi kurşun
yüreğime satır satır işlendi görkemli duruşun
iki hatır cümlesi, övgü dolu iki kelime (ki/mim)
gözlerin ihaleyi almış sanki,
fesat mı fesat goncagül kokuyor!
şartnamesi eksik şaşkınım bil ki,
yasak mı yasak dizlerim titriyor!
hani sermayemiz inançtı canım?
gündüzlerin sahibi siz olun,
geceler kalsın, biz gariplere !
göstere göstere haram sokun,
hayretle bakan, yetim gözlere !
çuval, koli, nakit, kart farketmez.
zihninde bir festival, gözlerinde cümbüş
yüzüne hakim olmuştu bir zafer edası !
eskiden, yürürken bile sesini duyar gibiydim...
yürürken bile, sesinizi duyar gibiydim galiba!
yalanın bini bir para kadar ucuzlamış mı?
yüzünüze yansıyan zaferlerin, çirkin edası ..
çınarlı yolda emre itaat mi?
Allah denilen yerde hakikat mi?
yalanı dile dolamak fıtrat mı?
ne secdeyi gördü kul, ne bayramı!
kapıda aç ol hanede gözü tok.
döndü, vecdetti sûfi gömleğine, ya ekber ya hû !
üzerine giyerken bir nebze gâm, bir nebze efkâr
ya şâhid gerek, yürekli bir şehit bu topraklarda
üzerinde gezerken bir nebze neşe, nebze avdet!
25.12.2019 – 14.00




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!