güven vermiyorsa adalet,
var sen de dile Rabbimizden,
merhamet üzerine rahmet!
dava da yalan dolmuş,
dava, dava diyenler de.
kime gitsin hak sahibi
silüetimin gölgesi düşüyor,
vekilimin üstüne..
biliyorum ki,
ne sen bana yakınsın,
ne de ben sana uzak!
aynanın yanılgısındaki çatlak,
dağlar, kıraç tepeler ardından,
bir çoban, yürekli bir aslan..
onlarca meleyen sürünün içinden yürürdü.
abası yanığın dudağında, bir bozlak;
bağdaş kurmuş postuna, elleri nasırlı, hey !
ne'der?
önceden di herşey, çok önceden !
sokaklarda, meydanlarda yakılırdı ateşler;
kaldırım taşlarındaki taburelerde,
yelkenler biçilir, dikilirdi mehteranla !
pet şişedeki sudan alınan abdestler
yoksa, yoksa topraktan teyemmüm
aklın yorulduğu sahnede,
mimiklerin yansır zalime !
evvelâ nefret lütfet, garîb;
ülfet peşin sıra, pek harâb!
seher vakti, bir sefer mümbit,
marjinal pencerelerde,
dikenli bahçe çiçeğim.
sürreal aksak yollarda,
toza bulandı umutlarım.
bize ney lazım usta !
la majörde, hüseyni huzur.
tepetaklak iniverdi gökyüzünden.
belli ki ittirenleri vardı, düşmesine sebep!
cılız çığlığından, sesi ancak duyulabildi
kanatları da oldukça güçsüzleşmişti
gerçi, kuzeyden denizin yüzünü yalayan
sert rüzgarın etkisini de yok sayamazdık..
yolun yarısında boşaltılmış bir sürü kovan,
sıkıla, sıkıla namlunun ucunda selvi gibi;
yolun sonuna yerleştirilmiş yazılı taşlar !
alaylı, mektepli ne varsa uzaklardan,
uluyan kurtlar indi dumanlı dağlardan.
kırmızı dudaklı, al yanaklı sevdalı düşlerden
bir tek cesaret kaldı;
yalanlar yalandı,
sahtekar sahte.
şerefsizler şerefsiz..
bir tek cesurlar vardı,
benzersiz!
dertlenerek yaslanmış omuzuna,
devrem ne sen vurdun, ne ben efendim!
bizden hain çıkmaz Allah aşkına,
devrem ne sen gördün, ne ben efendim!
elimizde sevdanın bayrakları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!