kaç paralık adamların karanlık sezonunda,
kıyılmış kağıt parçalarının içinde yaşıyoruz!
sık konuşan yalancılara bakmaktan mutluyken
kayıp kişiliklerin zor yamacında hüzünlüyüz..
gülüyorlar, çeşitli tören sıralarında ama acayip
yanlarında hep görmeye alıştığımız kör mizah!
göklerde sonsuzluktur, baş kaldırış.
baş kaldır da gör, bu büyük uyanış.
şu mavide, çizilen son dik duruş,
İstanbul'a sembol olasın kule !
koç başı mağrur, çeribaşı durgun.
Seviyorum galiba;
kor ateşlerde yanmayı..
Ve seviyorum,
azgın sularda boğuşmayı..
yakmayı seviyorum..
sevmiştik kurdelam..
akşam vaktinin sancılı kucağında,
geceye darılmış yüreğime rağmen..
sevmiştim!
ayaklarım yürümüyor, ellerim tutmuyordu.
siyah sandıkta bir kara gül.
eli kanlı, göz dönmüş katil !
ömrüne kastı gel benden bil.
dili arsız, yüz nursuz cahil !
kat be kat renk, gökkuşağında.
özlüyorum onbiri, istiyorum kalanı!
bırak artık inadı ve süreksiz yalanı.
yaşlı adam haktır toprak, malûmun ilânı.
eyyam yorar kalbi dur, biraz da bizde kusur!
uyanmak zor ellide, ne gerek var uzatma!
yıldızların sönmesini bekliyorum
karanlığın ayazında, nemli gözlerle..
çiçeklerin hoş kokan sessizliğinde
başımı dik tutmayı istiyorum, ısrarla!
koynunda son bulan yitik mecâlimi
lirik şiirlerde harcıyorum, dermansız..
yumuk gözleriyle görenlere tutun,
zihninin kenarından, paltosunun ucundan..
Vatan'ın bilinmeyen bekçilerine sarıl,
kanayan kalbinden, savrulan kaşkolundan..
dilinden sakınanlara bırak sokakları,
hırsından soluyan, çer-çöp çamurundan..
bakıp kalırsın bazen, en zorun en kolayı
bulandıktan sonra durulan göldeki hanyayı!
en derinlerden gelen acı vurgunun kurbanı,
yüzüne yansıyan dalganın, dargın kalanı...
farkındasın, biliyorsun sana hayran olanları
gerisini boşver, 'lamelif' ve 'ye'den ibaret alayı!
'bam' diye sızılardı,
bağlamanın en kalın teli!
bam diye, yürek dağlardı!
bir garibe, buruk bir yetime
yolunu kaybetmiş serkeşe
uzanan eller titrerdi..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!