görgülü, usulca
ve koşullu
kumsalın tel tel olması işte bundan;
Bu meltem hepimizin
bir lire uzanan eller gibi ince
hayalin kırılma noktası;
umut yolculuklarının sefer tasında,
aynı zehir taşınır 'şüphe'
kokusunda yangın işaretleri
sarsılır kalbinde kızıl çamlar
içleri içlerine sığmaz olur
Ben bir müstakbel cehennem ehliyim
Cennetlikler çok cennetlik şimdi
Çökerken akşam yine uğuldayan tepeme
Burnumda yine barutun sözü yanık
Bir tuzakta doğdum doğalı hep, dünyada
gün hep kuyumuza inerdi
sonra neler neler çekerdi
akşamdı perdeler
tarif yok mucizene
tutkun ilahî
sırtına dağların
yükleseler kalbini
taşıyamaz vallahi.
zamanda sürgün yüzüyorum devranın
alçaltılmış suyunda iknasız geçer yıllar.
hüzünde yolcuyum kötülenmiş gemide,
bir yıldız, boşlukta çarpacak hayal arar.
alına moruna yaşına kurusuna bakmadan ben-i dolanıyor heves,
-beni- dolandığım yerden sök beni düşün kurumuş sarmaşığını kes,
dünyayı döndüren neft ve barut başka bir şey değil ethos,
Bazen hayat, Allahsız kalmış darağaçları gibisin.
Bazen hayat, içinden gölgesiz ağaç çıkaran tohum gibisin.
Bazen hayat, kanatsız dünyaya gelmiş saçma sapan güvercinsin.
Bir bende dayanmış savruk suların gücü,
Beriyi halledip(!), öteye geçmeye çalışan.




-
Efsa Esenler
Tüm Yorumlarmerhaba çağlar uzun zaman oldu güzel şiirlerini okumayalı bence antolojideki en iyi şaiir sensin.