miyiz yoksul müptela
midir her vuslat bir ayrılık
kız saçından mıdır gece
gamzesi cellat sevgili
miyiz vefalı ve günahkâr
aşk denilen bu savaşın
kuduz köpekler saklarım göğsümde
mecnun gözleriyle bakarlar suya
yırtılır boy aynam elif mim olur
gül bahçeleri yürür ardımca
dalgalı saçlarım uzar toprağa
uğrunda gemiler yaktığım kadın
sen gelince
çatlayan nar gibi
dağılır hüzün
bir eşkıya türküsüne döner
küçük sevinçler
keser meyveyi
sonradan uzayan bir serçe parmak gibi
yorgunum ve daha çok yolum var
tenha zamanlara acıya ve sürgüne
zahiren kusursuz olsanız da
-bir yanı beni hep rahatsız eden-
yorgun bir kelebeğin ahı değdi kalbime
ondandır hep eksik yağar yüzüme yağmur
bir kez kaybeder insan sonrası kayıp değil
gökkuşağı görmüş köpek kadar yalnızım
kötü bir hafızam var hiç unutmuyor
büyük generaller yaptı ama
sekiz yıl küçüktür benden ihtilal
duvardan indirip yakınca amcam
karakalem askerlik hatırasını
babam saklayınca kırma tüfeği
tek korkum eşkıya değildi artık
üşüyorum
kimseyi tanımadığım
garip bir şehirde
kurumuş ayazdan
yüzüm ellerim
oteller bomboş
mülteci mekânlarda
düşlerim kamikaze
beyrut akşamlarında aldık
biz bu deli sevdayı
alnımızda kavgayı
akşam olunca başlıyor hayat
kasttan çıkıp eve baba dönünce
sıyrılıp ütülü kariyerinden
unutup üç kuruşa sattığı gündüzü
insan olduğunu hatırlıyor şef
güzel bir dünya buldu
kayıp kirli adamlar
güzeldi yenidünya
ama kızıldı tenleri
keskin çelikleri
çiçekli battaniyeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!