çöle hasret mecnunum
tenim buğday kanım esmer
kırıldı bahar dalı uykular
hafiyeler savcılar cemseler
her giden bir gün dönerim
diyerek ayrılırmış yurdundan
şairler çoğaldıkça azalır şiir
şarap yıllanır rakkase eskir
her yargıç beyninde bir kıymık taşır
anlamsız denizkızı bütün seferler
nereye gitsen kaldığın yerdir
yorma beni
küçük devlet işleriyle
şiir yazmalı
bir kız sevmeli
baba olmalıyım daha
dünya yalan
ben esmerim
ölmek dramatik
yaşamak dram
kuş gibiymiş ruhumuz
yirmi bir gram
nereye gitsem aynı yalnızlık
çalsın sazlar ağlasın kızlar
kesilmiş çiçekleri arzulayan kadınlar
nasıl bir suç işlediklerinin farkında mılar
kimsenin patronu değilim şükür
miyiz yoksul müptela
midir her vuslat bir ayrılık
kız saçından mıdır gece
gamzesi cellat sevgili
miyiz vefalı ve günahkâr
aşk denilen bu savaşın
kuduz köpekler saklarım göğsümde
mecnun gözleriyle bakarlar suya
yırtılır boy aynam elif mim olur
gül bahçeleri yürür ardımca
dalgalı saçlarım uzar toprağa
uğrunda gemiler yaktığım kadın
sen gelince
çatlayan nar gibi
dağılır hüzün
bir eşkıya türküsüne döner
küçük sevinçler
keser meyveyi
sonradan uzayan bir serçe parmak gibi
yorgunum ve daha çok yolum var
tenha zamanlara acıya ve sürgüne
zahiren kusursuz olsanız da
-bir yanı beni hep rahatsız eden-
yorgun bir kelebeğin ahı değdi kalbime
ondandır hep eksik yağar yüzüme yağmur
bir kez kaybeder insan sonrası kayıp değil
gökkuşağı görmüş köpek kadar yalnızım
kötü bir hafızam var hiç unutmuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!