sırtım bıçağına kın olalıdır
yılkısından ayrı düşmüş tay
kirişinden uzaklaşan yayım ben
değmesin bahtına o gamlı rüzgar
dalgası denizden boyu serviden
ince bir yağmursun asi bozkıra
ergen bir avcıdır ölüm
sis içinde baştankara
denizin maviliği ayın güzelliği
şaşırtır kalbi olanı
çocuk merhametiyle
gülerek öpmesi yoksulluğun
birini beklemek
kaleme sürülmüş
devrik bir cümle gibi
hevesi bırakıp
kedere sarılmaktır
hep gelecek ümidi
paylaşmak isterim derdin
yüreğinden geçenleri
bilir misin ah çocuk
her yüreğe dert olmaz
kaygılar taşırım ben
acılar büyütür bizi
eskidikçe derinleşen acılar
hüzün ve pişmanlık adımlarıyla
aralanır bir âlemin kapısı
savrulur zamanın kanatlarında
çöle hasret mecnunum
tenim buğday kanım esmer
kırıldı bahar dalı uykular
hafiyeler savcılar cemseler
her giden bir gün dönerim
diyerek ayrılırmış yurdundan
şairler çoğaldıkça azalır şiir
şarap yıllanır rakkase eskir
her yargıç beyninde bir kıymık taşır
anlamsız denizkızı bütün seferler
nereye gitsen kaldığın yerdir
yorma beni
küçük devlet işleriyle
şiir yazmalı
bir kız sevmeli
baba olmalıyım daha
dünya yalan
ben esmerim
ölmek dramatik
yaşamak dram
kuş gibiymiş ruhumuz
yirmi bir gram
nereye gitsem aynı yalnızlık
çalsın sazlar ağlasın kızlar
kesilmiş çiçekleri arzulayan kadınlar
nasıl bir suç işlediklerinin farkında mılar
kimsenin patronu değilim şükür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!