bir kız tanıdım
saklardı kendini garipçe
neşeli sanırdı onu herkes
fırtınalar yaşardı içinde
sakin ve sessizce
ve taşları kuşla vurmak
bir tankı bir çocukla
hunharsın kan dökersin
keser kasatura kasımpatıyı
sen yaparsın olur adı hürriyet
beklentiden az boyuna sevgiler
düştüğüm yerden yüksekte hayat
ömür bir ağaç mevsim kararsız
kalan hasret giden gam
her yaşım kırk her ayrılık dün
ırmaklara aktım ulaşmak için
adını söylemekten yoruldu harfler
ayaklarımda yağmur gözlerimde gam
kimsesiz tek başına mezar içinde mezar
ateş yanar su üşür bir ceset tarlasında
ürkek ve beyaz bir gelincikken ben
şimdi gidiyor musun
seni tanımak ve kirlenmek için biraz
yaşlanmış gölgemi nehre bırakıp
bilmem kaç durak yalnızlıktan sonra
bir şehre indim ayaklarım suçüstü
gördüm şafakla doğup gurupla ölüyorsunuz
bozkır yolcuyu nasıl beklerse
yağmurun yağışından belli yoksun
küçük külgün yanık buğday
kırılsın matruşka kalbine sevda
güz olup dökülsün içine bahar
hayatı sever gibi sevmişlerdi
sonra soğudular
hayattan soğur gibi
adam “bekâr” karısı dul
güne merhaba derken akşam
ayrıldılar
bir elif miktarı
sevseydin beni
vav olup dile düşmezdim böyle
la deyip çattın kaşını
sen tenvin olup
geçerken duraklardan
şeyhim yolcular pervanesini
sır çözülür gölge yanar ay üşür
hatıralar kan güller kırmızı
muhacir sevdalar mukim ağrılar
gam makamında hicran şarkılar
yorgun atlar dinlenir alnımda
misket oynar haylaz çocuklar
kanat çırpar düş perileri
sevda arar bir mecnun
ağıt yakar bir kadın
haritası bende pusulası sende




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!