Ne desem kar etmez, ne etsem, boşa
Kelam’ın bittiği yermiş burası
Söz güzel olup da gitse de hoşa
Un’u ipe çoktan sermiş burası
Yürekte kurulu mizandır bu hal
Gönül kapımı açtın gördün temaşa ettin
İstemezdim yüreğin ateşlere garkolsun
Aşk nasıl yaşanırmış belli ki merak ettin
Bırak da aramızda o kadarcık fark olsun
Sn Mecnun'un adına masalda rastlamışsın
Seni çok bekledim “bir umut” için
Umut da bir yerde, tükeniyor be! ..
Pişman olmadım da sevdiğim için
Ama o heyecan! .. “O” bitiyor be! ..
Örselendim her gün, dünden daha çok
Sığmadın gönlümün bahçelerine
Güzelim nerede seveyim seni
Girmedin şarkının nağmelerine
Bir sözün için de göreyim seni
Nehir ol sel gibi ak bana doğru
Nasip değilmiş herhal,” tarafıma” mutluluk
Bunca yıl bunca mekân boşa dolanıp durdum
Bu öyle bir yarış ki, ne gün yetti, ne soluk
Bir değil tam iki kez baltayı taşa vurdum
Tükettim “şans” denilen, o ahlaksız(!) duyguyu
Nicedir unuttum hiç anmam seni
Ne diye gönlüm de bun ca yıl durdun
Günahın neydi ki masum kalbimi
Ne diye vefasız ne diye yordun
Elimi sımsıcak avuçlarına
“Ya; istediklerimi veremediğin için sen suçlusun,
Ya da senin veremeyeceğin şeyleri istediğim için, ben! ..”
Elbette kurulmayacak darağacı, elbette infaz yok! ..
Elbet her gün kopup düşecek üzeri çizilmiş bir takvim yaprağı! ..
Hançerin hangi hançerede derin izler bıraktığını, o izlerin kaç asrın gözyaşıyla dolduğunu, kalemi kıran yargıcın hangimizin gönlünün celladı olduğunu asla öğrenemeyeceğiz! ..
Aslında kendimizi dünyada zannettiğimiz nice anlar vardır ki başka alemlere misafir oluruz! ..Anlamasak bile! ..
Bedenen yaşayan düşünen bir insan ruhen yaşayan bir insanı ya da ruhen yaşanan bir zamanı nasıl anlar nasıl kavrar? ..
İnsanların gördükleri görmek istediklerinden ibarettir! ..
Neden zordur aşkı anlatmak bilir misiniz dostlar? ..
Gerçekte aşk, insanın bulmak istemediği bir şeyi aramasıdır… Hiç düşündünüz mü dostlar; Bir delikli kuruş için size açılan avuca bir kaç kuruş koyduğunuzda manevi bir haz duyarsınız ya hani… Hiç o elin sahibinin gözlerine bakarak o elin uzanışında ki burukluğu, acıyı, çaresizliği gördünüz mü? .. Görmeye çalıştınız mı? ..
İnsanlar hem aşkı tanımak, yaşamak ister, hem de onun zor yanıyla karşılaşmaktan imtina eder….
Sana! .. Evet sana
Karanlığın bağrını yırta yırta üstelik
Hasret dolu şiirler yazıyorum geceler boyu
Ve ”özlüyorum seni”
Bala’sına hasret analar gibi
***
Hasret; sensizliğe zor bir itaat
Kopuyor bir şeyler fark ediyorum
Sanma ki bir gece “on iki saat”
Her gece bir ömür kaybediyorum
Başımı yastığa koymak bir acı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!