Mihrapların ucuna yerleştirdik mızrakları
Kalkanları kalyonların direklerine astık
Bodrun şövalyeleri Rum barlarında
Bazlama yemez bilirsin
Bilirsin ki durmaz yağmur
Yuvasız çatılarda
elde var hiç
demiştin giderken
ama bende mi suç
yoksa
yanmış yıkılmış
bedenimde mi
Gözlerimde özgürlük
Gördüm günahsız şafaklarını yurdumun
Ufukta bekleyen güneşi gördüm
Gördüm toprağı zorlayan bereketi
Korkusuz akan suları gördüm
Bir yere ulaşmak istersin
Bir yer ki
Güller
Dört mevsim açar
Ve çiçekler
On iki renktir
Sen benim acıbadem kurabiyem
Sen benim ahududu likörüm
Sen benim burma kadayıfım
Sen benim akide şekerim
Sen benim sıcak çikolatam ve şarabım
Sen benim orta şekerli kahvem
Mustafa Kemal olsaydım...
çıkıp şu ala dağların yücelerine
çıkıpta Afyon Ova'sına baksaydım
görürmüyüm acaba?
Bu vatan için can veren aslanları
Bu ülkünün geleceğine inananları
Ezan sesleri geliyor penceremden
İnce hastalığa tutulmuş bir kadının hıçkırıklarıyla karışık
Alıp götürüyor beni bir garip serçe
Düşüm bekliyor sanki buna alışık
Yıl kaç bilmiyorum ama mevsim ilk bahar
Bir tavan arasındayım önümde bir aynalı sandık
Gecenin ve gündüzün
Solduğu yürek sen misin?
Sen misin
Serçe kırılganlığındaki
Masumiyet




-
Özlem İpek
-
Özlem İpek
-
Özlem İpek
Tüm Yorumlarhocam siz bu şiiri yazarak bni ölümsüzleştirdiniz çok teşekkür ederim..
hocam siz bu şiiri yazarak beni ölümsüzleştirdiniz çok teşekkür ederim..
hocam siz beni ölümsüz bir öğrenci yaptınız çok teşekkür ederim :)