Yüzün aynadan parlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Omuzların yuvarlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Eğil durgun göle bak,
Kim arar, kim sorar benim gibi garibi?
Kim bekler akşam karanlıklarında yollarını,
Kim bir yudum sevgi besler,
Kim merak eder çektiği çileleri,
Sen bile arayıp sormadıktan sonra
Bildim bileli.
Adı ‘Öğretmen’ dir, belli,
Şeytan bunun neresinde?
Aylığı tam üçyüzelli,
Şeytan bunun neresinde?
Deve yesen; ‘Yedin’ Demez,
Çile çektim dünyada,
Tüm elemler sırada,
Aşkla başım belada
Şikayetim kalbimden.
Yaş doldu gözlerime,
Ne olurdu, bu kadar güçlü olmasaydı belleğim,
Unutabilseydim seni, gördüğümün ertesi günü,
Unutabilseydim birlikte gezdiğimiz yerleri,
Ne o çiseleyen yağmuru anımsasaydım,
Ne o yaprakları okşayan rüzgarı,
Elinin elimdeki sıcaklığını unutabilseydim,
Uzat dudağını, bak öper miyim?
Denemek parayla pullarla değil.
Ver gönlünü bana, bak sever miyim?
Sevmek yürekledir, kollarla değil.
Hıçkırsam; titreşir dallarda yaprak,
Bir bahar yelidir ki; kucaklar düşlerimi,
Bir bahar yağmurudur; öpüşür gözyaşlarımla,
Bir bahar akşamıdır; yıldızlarla süslenir,
Gökler başım üstüne yıldız yıldız elenmiş,
Cömertçe silkelenmiş,
Yine de çıkamamışım içinden kapkara bir sevdanın
Susuz kalmış çeşmeler gibisin,
Taşların somaki mermerden;
Emek emek işlenmiş halı gibi, kilim gibi,
Kitabende güzellikler yazılı,
Zarafet yazılı,
İncelik, yücelik yazılı,
Derdim bir değil ki razı olayım,
Dilime gelenle gelmeyen başka.
Ben derde dermanı nerden bulayım,
Halimi bilenle bilmeyen başka.
Ne bir selam verir, ne bir gülümser,
Hayalini bu sabah günün ışıklarıyla sarıp sarmaladım,
Körpe bir sıcaklık yaydım yayabildiğimce yüzüne,
Buharlarla nemlendirdim saçlarını,
Bahar kokularıyla taradım,
Yüreğim eline tutsak düştü bir kere daha,
Kurtaramadım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!