Havasız yaşayabilir misin,
Susuz, uykusuz, ekmeksiz yaşayabilir misin,
Üstünde şu bulutlar,
Altında şu çayırlar, çimenler,
Bu dağlar, tepeler, bu ağaçlar, kuşlar,
Bu güneş, bu mehtap,
Nasıl tövbe edeyim seni sevmeye?
Seni görmeye, seni aramaya,
Seni özlemeye nasıl tövbe edeyim?
Seni sevmem bir yanlış iş değil ki;
Bir yanılış değil ki.
Ben seni doğrular içinde doğrularla sevmişim,
Zalimler ne hakla ortalardadır?
Ne hakla elleri yağda, baldadır?
Mazlum ne sebeple kenarlardadır?
Canavar görünmek ne çirkin iştir.
İtlik san 'at olsa, hırsızlık değil,
Neden ben böyle mahzun kalayım
Altın bir tekerleği andıran ay altında,
Bu akşam rüzgarları içinde yaprakları aralarken,
Bu deniz böyle pırıl pırıl parlarken,
Böyle uyurken suya yağmış kar gibi beyaz gemiler,
Pul pul olup öperken ışıltılı sular kumsalları,
Noktadan küçüksün koca evrende,
Bu kaba sığmayan heybetler nedir?
Duymanda hiç iş yok, iş yok görmende,
Bu boşa harcanmış zahmetler nedir?
Çalışmasa acep senin tek vidan
Güneşim zelil-ziyan oldu zemheri ortasında,
çöllerimde buzlar mızrak boyu,
rüzgarlar kumla bastırıp örtmüş denizlerimi,
sanki bir idam sehpasına çıkarmışlar
beni.
Anan seni kadir gecesi doğurmuş, sevdiğim,
Bulmuşsun benim gibi birini;
Ağzı var, dili yok adamı,
Çiledir çektiriyorsun,
Zehir zıkkım ediyorsun bir lokma ekmeğini,
Bir yudum aşını,
Yürek yaramı kanatıyor bu deniz,
Denize sırtını dönmüş bu bembeyaz martılar,
Yapraklara değip geçemeyen bu rüzgar,
Gücü-takati kesilmiş bu beyaz gemiler,
Bu köpüğe hasret kayalıklar,
Bu susuz kumsallar,
Seni kalbime koydum,
Kalbimi yere vurdun,
Artık çileye doydum,
Ne kalbim var ne de sen.
Gel desen de gelemem,
Ben sana canlar üstüne canlar verdim
Bir körpe canımı parçalara böle böle.
Sen benim için ne yaptın?
Bir baş çevirmekten,
Bir burun kıvırmaktan,
Bir omuz silkmekten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!