Bekle bekle kalmadı hiç tadım da
Zaten çıktı Mecnun diye adım da
Demlensin gözlerin her bir yudumda
Ömür kısa, otur bir çay içelim.
Ben aşığım, sen de bundan haberdar
Benim öykülerim hep yarım kaldı
Ne yapsam sonunu getiremedim
Böyle avuçlarım göz yaşı doldu
Bir kez mutlu sonla bitiremedim.
Kötüler devamlı sahne aldılar
Düştük ayaz, sazaklara
sürüklendik tuzaklara
Mahsun, garip uzaklara
Dalıyorum öylesine.
Sabret deli gönül sabret
Bu günlerde
Öyle yorğunum ki
Bildiğiniz gibi değil
Ayakta durmaya dermanım yok
Dizlerim taşımaz oldu bedenimi
Güvensizim insanlara
Arkadaşlar geldim ben de
Nasıl, koşa koşa hem de
Oynayalım elim sende
Oynamaya var mısınız?
Ya on bir elli ya sek sek
Pamuk helvacı geldi
Yok mu yiyen çocuklar?
Yiyip de bundan daha
Yok mu diyen çocuklar.
Pembe, mavi ve beyaz
Bir tane Pandemik Tırtıl varmış
Ormanda mutlu mutlu yaşarmış
Sürünür dururmuş çoğu zaman
Bazen kalkar, dört nala koşarmış
Tırtıl da koşar mı canım? Koşar!
Hem de nasıl, dağlar, taşlar aşar
Gerekti aşkım bize
Gerekli bir mucize
Bir nazara, bir göze
Gelmeden kem bir söze
Kokusu yele gelse
Saçında tele gelse
Ne olur bir baksana
Papatya söyle bana
Çok merak ediyorum
Seviyor mu acaba?
Yalvarırım ne olur
Cebinde yok bir metelik,
Elin atsa zaten delik,
Kurur kemiğinde ilik,
Öldürür FAKİRİ para.
Kimilerini azdıran,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!