Yaşlı Hanımefendilerin Evi
Siyahlar içinde bölüm bölüm, böcekler gibi,
Kırılgandır antika çömlek misali
Ki paramparça etmeye bir nefes yeterli,
O yaşlı kadınlar sürünerek çıkarlar
Eski dükkânlarla, cicili bicili tentelerle çevrelenmiş
Küçük bir boyalı meydan var içimde.
Ve dükkânların önünde oturup sigara içer, güneş içer,
Bluzlarının yakaları açık yaşlı adamlar.
Düşüncelerimdir benim o yaşlı adamlar:
Ve her akşam gelirim onlara,
Yüreğin gecesinde
kımıldayan ve düşen
ve çatlayan ve sessizlikte suyunu akıtan
adının yavaş damlası.
Hafif yarasını özler bir şey
Bina kapalı. Güneş sızıyor camlardan
ve insan yazgılarının ağırlığını taşıyabilecek kadar güçlü
yazı masalarının üst kısımlarını ısıtıyor.
Dışarıdayız bugün, o uzun geniş yamaçta.
Siyah giysiler giymiş bir çok kişi. Durulabilir güneşte ve kapatılır gözler
(...)
milyarlarca yaşayanlar,
güzelim bir sabah uyanacaklar
hayatlarındaki her günkü gibi
giysi altındaki sıcaklık...nemli
ilk terden...Mutlu - onlar -
Üzümlerin sonbaharı bu.
Sayısız salkım titreşti.
Beyaz, peçeli salkımlar
yapışıyordu şirin parmaklarına
ve mavi üzümler doldurdu
hafif dolgun memelerini
Cuma günü:
Yaşadığım yön bulamama duygusu, bendeki kadınsı yönlerin arttığını düşündürttü bana. (Kadınlar, beyinlerinin daha çok sol yarı kürelerini kullanırlar. Oysa, yön bulma duyuları daha çok beynin sağ yarı küresine bağlı olan bir duyudur; ki erkekler beynin sağ yarı küresini daha fazla kullanırlar. Bu yüzden, haritada bir yeri bulma konusunda, ya da kuzey/güney – doğu/batı gibi yön duyguları konusunda erkekler kadınlardan çok daha fazla yetkindirler) .
Bugün de arabam bozuk olduğu için, gitmem gereken yere otobüs ve trenle gittim. Tabii, çantama da Kopenhag Büyük Bölgesi’ni sokak sokak gösteren harita-kitapçığı alarak. Sonra, arabayla normal koşullarda 20 dakika sürecek yere, nasıl olup da 2 saat gibi bir zamanda yetişemedim, hayretler içinde kaldım. Üstüne üstlük tamı tamına 41 dakika geç kaldım yetişmem gereken yere.
sığınık altında adımlarımın bütün bu gün
sesi yalıtılmış cümbüşler gibi etin çözülüşü
kazanç korkusuzca ya da ayrımsız bırakılır
anlamla anlamsızlık arasındaki sivrikök
kendileri için kurtçukların aldığı sona doğru koşmaya
Yeniden yanlış adım atarsan
kesilecek ayağın.
Başka bir yöne
sürüklerse seni
çürüyüp gidecek elin.
Yanmış Yıkılmış Ilıca
Yaşlı bir hayvanın mekânı oldu burası:
Körelmiş dişleriyle ahşap bir canavardı.
Ateş eritti gözlerini soluk mavi




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla