İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bugün adları Gajardo’dur, Manuel Trucco’dur,
Hernán Santa Cruz’dur, Enrique Berstein’dir,
Germán Vergara’dır, para karşılığı
konuşanlardır bunlar, ey anayurt, senin kutsal
adınla ve ileri sürüyorlar seni savunduklarını
atarlarken senin yapraklarının mirasını pisliğe.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dağda gördüğüm dağsıçanı kaçmadı
Fakat hantalca seğirtti yayılmış eğreltiotlarının içine
Ve karşımda durdu, kirden bir çıkıntının ardında, tıkırdatarak
Solgun kemirgen dişlerini kastanyetler gibi
Eğik bacaklarıma doğru, değiştirmek istemiyordu
Şu ihtiyatlı tıkırtı sesini veya sevgi

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O eşcinsel delikanlılar ve aşka teşne kızlar,
ve haylidir dul olanlar çılgın uykusuzlukla mustarip,
ve otuz saat önce hamile kalmış genç zevceler,
ve bahçemin karanlığında dolanan o boğuk sesli kediler,
kuşatırlar ıssız meskenimi
titreyen cinsel istiridyelerden bir kolye gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yanal titreşimler okşar beni,
Sıçratır ve okşar beni,
Dokunaklı bir şekilde iyiliğim için çalışırlar,
Bütçemin iyi olmasını sağlarlar.

Kargılı kadın hazır bekler.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uykudayken görürüm O’nu, kırmızı korkunç kızımı.
Bizi ayıran camın ardında ağlamaktadır.
Ağlamaktadır, ve kızgındır.
Kediler gibi kavrayan ve rendeleyen çengeller misali ağlayışları.
Dikkatime tırmanıyor kızım, bu çengeller sayesinde.
Karanlıkta ağlıyor, veya bizden uzakta

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sadece bir çeşit kopya kağıdıdır gece,
Siyahlaşan mavi mürekkep, yıldızların çok dürtülmüş döngüleriyle
Işıkta belirir, her bir dikiz deliğinden –
Kemik beyazı ışık, ölüm gibi, ardında her şeyin.
Yıldızların gözleri ve ayın açık ağzı altında
Çöl yastığı acı verir O’na, yayar ince,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uyu şimdi, ah uyu artık,
Ey uslanmaz yürek!
”Uyu şimdi” diye bağırdığını bir sesin
İşitir yürek.

Kapıda tak tak

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uyuyanlar

O iki uyuyanın olduğu sokağı
Göstermiyor hiçbir harita.
Kaybettik izini.
Mavi, değişmeyen bir ışık altında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

uzanırdı yazları göller gümüşkağıtlar gibi,
şimdi otobüsleri gidiyor, yanık farlarıyla
ağır ağır parkların yanından.

[1981]

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gündelik bir meme gibi dokunuyorum nefrete,
durmaksızın geliyorum elbiseden elbiseye,
çok uzakta uykularda.

Ben değilim, hiçbir işe yaramam, kimseyi tanımıyorum,
denizden ya da ağaçtan bir silahım yok,

Devamını Oku