Korkunç hayvanların
kemikleri gibi, toprağın
kabuğunda yaşlı toprak fareleri,
batıl inançlı mirasçıları
encomienda’nın, karanlık
bir toprağın imparatorları, çevrilmişler
O yeşil toprak teslim oldu
sarı olan her şeye, altın ekinlere,
tarıma, yapraklara, taneye,
fakat muazzam sancaklarıyla
ayaklandığında güz,
sensin gördüğüm,
Lokomotif öldürüyor izi, gümüştür iz,
Seriliyor menzile. Yenilip yutulacak gene de.
Koşması boşu boşuna.
Akşam karanlığında güzeldir boğulmuş tarlalar,
Şafak allayıp pullar rençperleri domuzlar gibi,
Hafifçe sallanarak kalın esvaplarında,
Bir an için yaslandı bana
Rüzgârın duvara savurduğu serçe misali,
Ve konuştular Swinburne kadınlarını,
Ve çoban kadının Guido’yla buluşmasını,
Ve Baudelaire’in orospularını.
Ah yarım ay -
Yarım beyin, ışıldama -
Zenci, maskeli bir beyaz gibi,
Senin karanlık
- I -
Tanrılar hakkında fazla şey bilmem; fakat sanırım ki o ırmak
Kudretli kahverengi bir tanrıdır – asık yüzlü, yabanıl ve serkeş,
Bir ölçüde sabırlı, ilk karşılaşmada bir hudut sanıldı;
Yararlı, güvenilmez, bir ticaret yolu misali;
O açgözlü taşlardan yapılı ağır şehrin çemberini
biri daha terk etti. Kristal berrağı tuzdur
bütün gerçek mülteci başlarıyla
birleşmek için bir araya gelen su.
Yavaş bir girdapta yükseldi sessizlik
Tina Modotti, bacım, uyumuyorsun, hayır, uyumuyorsun,
belki duyuyor yüreğin dünkü gülün büyüdüğünü,
önceki günün son gülünü, o yeni gülü.
Bacım, rahat uyu.
O yeni gül senindir, o yeni toprak senin:




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla