İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Korkunç hayvanların
kemikleri gibi, toprağın
kabuğunda yaşlı toprak fareleri,
batıl inançlı mirasçıları
encomienda’nın, karanlık
bir toprağın imparatorları, çevrilmişler

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O yeşil toprak teslim oldu
sarı olan her şeye, altın ekinlere,
tarıma, yapraklara, taneye,
fakat muazzam sancaklarıyla
ayaklandığında güz,
sensin gördüğüm,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Lokomotif öldürüyor izi, gümüştür iz,
Seriliyor menzile. Yenilip yutulacak gene de.
Koşması boşu boşuna.
Akşam karanlığında güzeldir boğulmuş tarlalar,
Şafak allayıp pullar rençperleri domuzlar gibi,
Hafifçe sallanarak kalın esvaplarında,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir an için yaslandı bana
Rüzgârın duvara savurduğu serçe misali,
Ve konuştular Swinburne kadınlarını,
Ve çoban kadının Guido’yla buluşmasını,
Ve Baudelaire’in orospularını.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ah yarım ay -

Yarım beyin, ışıldama -
Zenci, maskeli bir beyaz gibi,

Senin karanlık

Devamını Oku
İsmail Aksoy

- I -

Tanrılar hakkında fazla şey bilmem; fakat sanırım ki o ırmak
Kudretli kahverengi bir tanrıdır – asık yüzlü, yabanıl ve serkeş,
Bir ölçüde sabırlı, ilk karşılaşmada bir hudut sanıldı;
Yararlı, güvenilmez, bir ticaret yolu misali;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O açgözlü taşlardan yapılı ağır şehrin çemberini
biri daha terk etti. Kristal berrağı tuzdur
bütün gerçek mülteci başlarıyla
birleşmek için bir araya gelen su.

Yavaş bir girdapta yükseldi sessizlik

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tina Modotti, bacım, uyumuyorsun, hayır, uyumuyorsun,
belki duyuyor yüreğin dünkü gülün büyüdüğünü,
önceki günün son gülünü, o yeni gülü.
Bacım, rahat uyu.

O yeni gül senindir, o yeni toprak senin:

Devamını Oku