Buradayız, ve göveren taze eğreltiotlarını toplarız
Ve 'ne zaman geri döneriz yurdumuza? ' diye sorarız.
Buradayız çünkü Ken-ninler bizim düşmanımız,
Şu Moğollar yüzünden yok rahatımız.
Yumuşak taze eğreltiotlarını kazarak çıkarırız;
Biri “Dönüş” dese, kederle dolup taşarız.
Derler ki asi ırmak şiddetle akar
Kimsenin aklına gelmez mi
Onu sıkıştıran ırmak yatağına şiddetli demek
Ah, nerelerdeydin, mavi gözlü oğlum?
Ve nerelerde kaldın, canım yavrum?
On iki sisli dağın yamacında sendeledim
Büklümlü altı yolda yürüdüm ve emekledim
Hüzünlü yedi ormanın ortasında durdum
Siesta
Taşların Pentekost yortusu. Ve fokurdayan dillerle…
Öğle saatlerinin uzayında ağırlığı yok şehrin.
Kaynayan ışıkta cenaze defni. Bastırıyor trampet
içeri tıkılmış sonsuzluğun çarpan yumruk sesini.
Ölümünden sonra,
Naomi, firar edecek saçların, isimsiz,
yuvarlak bir hayvan olmak için.
Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Her biri kendi ülkesinde yaşıyor
Huzursuzluğuyla ve susuzluğuyla
Günleriyle
Kendi adı altında yaşıyor her biri
Uyumadan düş kurarlar
Her ikisi de bir yabancıyı sever
Bu kırmızı bacadan geliyor
Bu beyaz duman.
Bu yeşil hıyar duruyor
Bir sarı tabakta.
Ve nedir anlamı bütün bu zahmetin,
az imge, az söz, hesaplama,
ne hissedersin ve kişiliğinde her zaman
sessiz yasın bir baskısı mı vardı?
Hiçten geldi, akıyor birlikte
Gözkapaklarım kapanır meme uçlarında, kuşatır onları
Uyandığımızda
Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Hangi lisan güvenli olur
Bütün gece uyanık dururken bizler
Söylerken avuç içi sözcüklerini, parmak ucu sözcüklerini değil
Bizde bir ses arayan bu yara
Kiralık odaları olan bir memba olacaktır
Veya öpüşlerden ve yapraklardan oluşan bir lisan




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla