İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Amma da ay, kanla lekeli bir dipçik gibi,
amma da kırbaç yeşilliği,
amma da dehşet verici ışık, koparılmış göz kapağı,
kıpırdamadan, ses çıkarmadan inleyişine izin veriyor senin,
ve ağızsız, dilsiz bölüyor senin acılarını
ey merkezi kuşaklar, cennet

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ortaçağ Motifi

Bizim o büyüleyici yüz ifadeleri oyununun altında bekler
her daim kafatası, o poker surat. Bu esnada
güneş yavaşça yuvarlanıp geçer gökyüzünde.
Başlar satranç oyunu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gece karanlık bastığında
Böylesi hükümdar düşler,
Eşsiz meltem ayartırken bu adamı
Dünyalık karısının yanından
Alıp kaldırırken adamı
Kanatlandırarak, uykuyla sarmalanmış,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mısralarımızda önceden bahsettiğimiz şeylerden
Bahsetmeyi bıraktık diye suçlayabilir bizi bazıları.
Derdik ya: sevimli bir ses şunun gibi böyledir;
Derdik ya: dünyanın bütün neşesinin içinde doğup öldüğü
O hanımın gözleri hüzünlüydü geçen hafta;
Derdik ya: kadın şöyle ya da böyle, o kadar

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hayır, daha kurumamıştı bayraklar,
uyumamıştı askerler henüz,
özgürlük giyitlerini değiştirdiğinde
ve dönüştürdüğünde kendini mülke:
yeni ekilmiş topraklardan yükseldi,
yeni bir kast doğdu,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Olabilir, Christopher, Santa Monica'daki
Yapraklarla örtülü evinde uzanmışken ve beklerken
Dışarıdan duyabilirsin yeniden başlayan
Kesintili, anonim bir sesi,
Güz günleri gecikir gibi
Elli yıl öncesinin Berlin’inden –

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaşamaz bu şiirler: hüzünlüdür bu teşhis.
Yeterince büyütmüşler ayak ve el parmaklarını,
Yoğunlaşmaktan şişmiştir küçük alınları.
Dolanıp dururken yitmişlerse insanlar gibi
Görmediklerinden değil anne sevgisini.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kül gibi, insanla donanan denizler gibi
sarhoş uyuşuklukta, biçimsizlikte,
ya da yukarısında yolların işitmek gibi
çan vuruşlarının birbirlerine rastlaşmasını
bu sesle ayrılıyor metalden,
bir ağır, şaşkın ses, öğütülüyor toz oluncaya dek

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ansızın yoksan,
ansızın yaşamıyorsan,
yaşamayı sürdüreceğim.

Cesaretim yok,
cesaretim yok yazmaya,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaşlı adam indirdi birasını.
Evlat dedi,
(ve bir kız oturduğumuz masaya geldi:
sordu bize İsa aşkına bir içki alıp almayacağımızı.)
Kimsenin sana hiç anlatmadığı türden
Bir şey anlatacağım sana, evlat.

Devamını Oku