İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Sevebilir misin beni, ey hece kitabı,
ve öpebilir misin beni, ey zamir?

Bir gömüt müdür bir sözlük
ya da kapalı bir bal kovanı mı?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şanını ve gücünü yitirip de
Bir dost dahi bulamamışa,
Küçümseyen ve öfkeli düşmanları arasında bile
Soyluluğunu elden bırakmayana,
Avutan türküdür, yoldaştır
Sevgi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sevgili Ermenistanımın şirinlikle doygun güneş sözcükleri.
Sevilmiş eski sazlarımız çalar acı dolu nağmeleri.
Güller, kanayan güller, sarhoş eden rayihalar.
Nairi’nin kızları ve muazzam dansları.

Severim masmavi göğümüzü, gölün tertemiz berrak ışığını.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir başkasını dünyanın bir ucuna dek izleyeceğimizi
söylemek biraz abartılı değil midir?
Varsayalım ki dünya sonsuzdur ve o bir başkası
bizden önce yoruldu.
Ve varsayalım ki yağmaktadır yağmur ve dolu!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tını

Ve ardıçkuşu şakımasıyla aldırmadı ölülerin kemiklerine.
Bir ağacın altında ayaktaydık ve hissettik zamanın battığını ve battığını.
Mezarlık ve okul avlusu karşı karşıya geldi ve iç içe geçip genişlediler
denizdeki iki akıntı misali.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ey kalpsiz kadın, gökyüzünün kızı,
yardım et bana bu ıssız saatte,
doğrudan, bir silah gibi aldırışsız
unutuşun soğuk hissiyle.

Okyanus gibi büsbütün bir zamanda,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tırman benimle Amerika'ya özgü sevda.

Öp benimle bu sır dolu taşları.
Urubamba'nın dalgalanan gümüşü bıraktı
çiçektozunu uçsun diye altın tac'ına.
Uçuyor boru-çiçeğinin boşluğu, taşlaşmış bitki,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tırman, birader, ayağa kalk benimle, hayata.

Uzat elini bana
heryerini kaplayan acıların derininden.
Geri dönecek değilsin uçuruma.
Geri dönecek değilsin yeraltı-çağından.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Günlerce oturup durdu yabancı bir tarlada, bütün o zaman boyunca
Kimseler görmeden tırmanıp o çıplak incir ağacına
Bir yaprak ya da bir kuş olma duygusuyla
Bakmayı düşündü yükseklerden dünyaya,
Fakat hep birileri geçiyordu yoldan
Ve yapamıyordu düşündüğünü.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tocopilla’dan güneye doğru, kuzeye doğru: kum,
o dökülmüş kireç, mavna, kırılmış
tahtalar, bükülmüş demir.
Kim eklemişti gezegenin o temiz çizgisine,
altın renkli ve kor parıltılı, düşe, tuza ve baruta
o kullanılmış aleti, pisliği?

Devamını Oku